Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8453 E. 2023/1286 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8453
KARAR NO : 2023/1286
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

Taraflar arasındaki suya elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; … Deresi üzerinde …. tarafından sulama göleti projesi kapsamında baraj seti yapıldığını, birçok noktada sondaj çalışması yapıldığını, yapılan set ve sondaj çalışmaları nedeniyle müvekkillerinin mevcut olan kayısı bahçeleri ve arazilerini sulamak için açtıkları kuyular ve vurdukları sondajlarının kuruduğunu, meyve bahçelerinin
kurumak üzere olduğunu, davalının faaliyeti nedeniyle genel sudan faydalanamadıklarını ve kadim kullanma haklarının elinden alındığını beyanla suya elatmanın önlenmesi, elatmanın önlenmesi mümkün değil ise veya müvekkillerine ait olan kuyuların aktif hale gelmesi mümkün değil ise müvekkillerine ait olan taşınmazlara davalı tarafça döşenecek borular marifetiyle su verilmek suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İdare tarafından bölgede Akuşağı Göleti ve Sulama Projesi uygulandığını, gölet inşa edildiğini, davacılara ait taşınmazlara yada suya herhangi bir şekilde müdahale edilmediğini, davacıların mülkiyetinde bulunmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler yönünden talepde bulunma hakkı bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı… tarafından yapılan eylem nedeniyle davacılara ait su kuyularına müdahalede bulunulduğu kanaatine varılmış ise de; sulama tesisleri kurmanın ve akarsularda ıslah yapılmasının, o tarihte yürürlükte bulunan 6200 sayılı Kanun hükümlerince…’ye verilen vazife ve yetkiler dahilinde olduğu, davalı kurum tarafından kanuni vazifeler ve yetkiler dahilinde müdahaleye neden olan baraj göletinin yapıldığı, davacıların su kuyularına doğrudan bir müdahale olmadığı, yapılan baraj göletinin sulama amaçlı olması ve suyun verimli kullanılmasına yönelik bulunması nedeniyle kamu menfaatine matuf olduğu, kanuni vazife ve yetkiler dahilinde davalı… tarafından umum menfaatine yapılan baraj göleti işinin davacıların haklarına nazaran daha üstün olduğu ve bu haliyle davacıların davalı kuruma nazaran korunmaya değer üstün bir hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Müvekkillerinin bu kuyular ve sondaj marifetiyle taşınmazlarını kadimden beri suladıklarını, yapılan baraj göleti çalışmaları kapsamında örülecek baraj setinin altına su sızmalarını önlemek maksadıyla 200.000 bar gücünde beton basıldığını, setten önce birçok noktada sondaj çalışması yapılarak yeraltı suyunun yüzeye çıkarılması ve gölete aktarılması sebebiyle müvekkillerin kullanmış olduğu su kuyularının kuruduğunu, bu durumun mahkeme kararında kabul edilmiş olmasına rağmen kamu yararı üstün tutularak davanın reddine karar verilmesinin hak arama hürriyetine aykırı olduğunu, müvekkillerin mağduriyetinin tespit edilip bu mağduriyetin giderilmesine yönelik hiçbir karar verilmemesinin hukuka olan güveni sarstığını,

2. Bu kararın aynı zamanda mülkiyet hakkının da ihlalini doğurduğunu,

3. Yerel mahkemenin 17.07.2018 tarihli ara kararıyla dosyayı bilirkişiye tevdi ederek, dava konusu taşınmazlara su götürülmesi için yapılacak inşaat çalışmalarının maliyetinin hesap edilmesinin istendiğini, taşınmazlara su götürme maliyetlerini kendilerinin karşılayabileceklerini bildirmelerine rağmen bu hususta karar verilmediğini, ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı İdarenin faaliyetinin Akuşağı Göleti ve Sulama Projesi kapsamında gerçekleştirilen iş ve işlemler olduğu, dava tarihinde yürürlükte olan 6200 sayılı Kanun uyarınca yeraltı ve yerüstü suları ile ilgili sulama tesisleri kurma ve akarsularda ıslah yapılmasının davalı idarenin temel görevleri arasında olduğu, davalı İdarenin anılan proje kapsamında gerçekleştirdiği anlaşılan faaliyetleri nedeniyle haksız bir müdahaleden bahsedilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki nedenlerle hüküm temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 718, 756 ncı maddeleri, 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu (yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü).

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.