YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15993
KARAR NO : 2022/12067
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 25/02/2021 tarih 2021/İHK-3878 sayılı davalı vekilinin itirazının reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı yolcu otobüsünün 25/10/2018 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde yaralanarak %10 oranında malul kaldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini 63.201,49 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davacıya ödeme teklif ettiklerini ancak kabul etmediğini, bu nedenle teklif edilen bedel oranında yargılama giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur oranına itiraz ettiklerini, geçici iş göremezlik taleplerinden sorumlu olmadıklarını, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile 63.101,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan Bingöl Devlet Hastanesi tarafından verilen 21/11/2018 tarihli raporunda davacının maluliyeti %10 olarak belirlenmiş ise de söz konusu raporun hangi yönetmelik dikkate alınarak hazırlandığı belli olmadığı gibi, davacıya ait tedavi evraklarının irdelenmediği, muayene bulgularına yer verilmediği anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince anılan rapor karara esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı … vekilinin yaptığı itiraz reddedilmiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir.
25/10/2018 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Dosya içerisinde bulunan başvuran vekili tarafından davalı … şirketine yapılan başvuru dilekçesinde ve tahkim başvuru dilekçesinde başvuranın (davacı) geliri konusunda bilgi verilmemiştir. Dosya içinde mevcut kolluk ifade tutanağında ise davacının ev hanımı olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda ise davacı sürekli iş görememezlik zararı aktif ve pasif çalışma devresi belirlenerek, aktif çalışma devresi zararınında AGİ’li net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Söz konusu zararın hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan kişiler yönünden dolayı uğranılan zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır.
Buna göre, başvuran (davacı) …’nın ev hanımı olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılmadığı, araştırma yapılarak başvuran (davacının) kaza tarihinde çalışıp çalışmadığı, ev hanımı olması durumunda aktif dönem zararının AGİ’siz net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar vermesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.