Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/14050 E. 2023/810 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14050
KARAR NO : 2023/810
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI :2020/535 E., 2021/490 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK :…
SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.12.2013 tarihli, 2013/15263 Esas, 2013/40458 Soruşturma ve 2013/1396 İddianame numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına ve kaçak eşya hakkında 5607 sayılı Kanun’un 13

üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2013/972 Esas, 2014/809 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 51 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

3.Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2013/972 Esas, 2014/809 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2019/9681 Esas, 2020/11635 Karar sayılı ilâmıyla; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

4.Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/535 Esas, 2021/490 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen 4.000,00 TL adlî para cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri, hükmün açıklanmasının geri brakılması talebinin reddedilmesine, uzlaştırma hususunda bir işlem tesis edilmemesine ve re’sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerine eşkal bilgileri bildirilen bir kişinin sokak üzerinde kaçak sigara sattığının ihbarı üzerine olay yerine gidildiğinde sanığın elindeki poşette 57 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından müdafii eşliğinde alınan beyanında kaçak sigaraları satarken yakalandığını bozma öncesi savunmasında kaçak sigaraları kendi kullanımı için aldığını, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ederek, ödeme gücü olmadığını, süre verilirse zararı gidereceğini beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınarak 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği uygulama yapılması gerekirken ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, suça sürüklenen çocuğa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığından cezasında yarı oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan hüküm kurulması,

3.10.01.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği temel cezanın belirlenmesinin ardından 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası gereği uygulama yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı sıralama ile hüküm kurulması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2020/535 Esas, 2021/490 Karar sayılı kararı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.