YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17236
KARAR NO : 2022/13939
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı …. aleyhine 09.10.2019 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine dair verilen 21.09.2020 tarih ve 2020/İHK-17869 sayılı kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Geri çevirme kararı ile noksan ikmalinin yapıldığı anlaşılmakla, tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 14.07.2012 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazasında karşı aracın asli kusurlu olduğunu, Kartal Dr. Lütfi Kırar Eğitim ve Araştırma Hastanesinden ve özür oranının %8 olarak belirlendiği raporla davalıya başvuru yapıldığını, ancak raporun süreli olması nedeniyle taleplerinin karşılanmadığını, Ok Meydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 27.05.2019 tarihli raporda maluliyet oranının %10 oranına yükselmiş olduğunu, davalıya bu raporla yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 11.03.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 103.813,38 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; müvekkili sigorta şirketi aleyhine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/474 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından karşılandığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca alınan raporda davacının %8.1 oranında maluliyeti belirlenerek hükme esas alınmış, 16.01.2020 tarihli ve hükme esas alınan kusur raporunda davalıya trafik sigortalı aracın %75, davacının ise %25 oranında kusurlu bulunmuş, alınan bu raporlara ve bu oranlar esas alınarak düzenlenen hesap raporuna karşı taraflar itirazda bulunmamış, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatından SGK tarafından ödenen tutar tenzil edilerek; davanın kısmen kabulü ile 102.044,17 TL sürekli ve 528,83 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 102.573,00 TL’nin 28.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; kaza ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunu belirleyen ek maluliyet raporu alınmış, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/747 esasında açılan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk dairesinin 2017/823 Esas sayılı ve 10.05.2018 tarihli kararıyla istinaf isteminin kesin olarak reddine karar verilerek kesinleştiği, 09.10.2019 başvuru tarihinde görülmekte olan mahkemeye intikal etmiş derdest bir dava bulunmadığı, davacıda oluşan arazlarla kask takılmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde bulunmadığı belirtilerek; davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 13.694,44 TL vekalet ücreti takdir edilmiş, davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine yönelik yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının 3. bendinde yer alan “13.694,44 TL” rakamı çıkartılarak yerine “3.400,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.11.2022 tarihinde üye …’ın ve …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/14. maddesinde; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacı tarafından aynı zarar için daha önce davalı …, araç işleteni ve sürücüsü, uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle tespit edilen işleten aleyhine Gebze Ticaret Mahkemesinin 03.02.2017 tarih, 2016/747 Esas, 2017/89 Karar sayılı dosyasında, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan dava sonucunda asıl ve birleşen davaların açılmamış sayılmasına karar verildiği ve 10.05.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki başvurunun ise yine karşı aracın trafik sigortacısı olan davalı … şirketine karşı 09.10.2019 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, 5684 sayılı Kanun’un 30/14. maddesi gereği mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamayacağı, bu düzenlemenin özel bir dava şartı niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.