Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1774 E. 2023/10346 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1774
KARAR NO : 2023/10346
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Katılan sanık … … hakkında kurulan hüküm hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara yapılan itiraz üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2016/387 D. İş sayılı kararı ile itirazın red edildiği anlaşılmakla, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

Katılan sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Foça Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2014 tarihli ve 2014/591 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2014 tarihli ve 2014/167 Esas, 2014/366 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan red ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Çelişkili beyanlara dayanılarak eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık … hakkında kurulan hükümde indirim yapılmaması gerektiğine,
B. Katılan Sanık … … İle Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Sanığa az ceza verildiğine, indirim uygulanmaması gerektiğine,
C. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan sanık …’in annesine bakmak üzere diğer katılan sanığın evinde işe girdiği, çalıştığı dönemde sanıktan borç para aldığı, borca karşılık …’in babası M.D.’nin sanığa senet verdiği, bir süre sonra sanığın … ile evlenmek istediği ancak …’in ailesinin karşı çıktığı ve …’in işten ayrılarak başka biriyle evlendiği, bunun üzerine sanığın senedi icraya koyduğu ayrıca yanında çalıştığı sırada … için yaptığından bahisle bu harcamalara ilişkin ilamsız icra başlattığı, olay günü tarafların Adliye karşısındaki köftecide karşılaştıkları, aralarından tartışma yaşandığı, sanığın katılanları “ya paramı ödeyeceksiniz, yada ben sizi öldürürüm, senedide mafyaya vereceğim” diyerek tehdit ettiği, anlaşılmıştır.

2. Tanık Z.S.’nin beyanları dosya arasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Hükümden sonra 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince sanığa atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre işlem yapılmasında zorunluluk bulunması,

2. Uzlaşma sağlanamadığı halde, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
A. Katılan Sanık … … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılan sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Katılan Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/53 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.05. 2023 tarihinde karar verildi.