YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12683
KARAR NO : 2023/10111
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2012 tarih ve 2012/37364 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.6.2015 tarihli ve 2014/537 Esas, 2015/921 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 11.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … (kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.6.2015 tarihli ve 2014/537 Esas, 2015/921 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/14769 Esas, 2021/8075 Karar sayılı ilâmıyla;
“Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçlarının aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle somut olayda 5271 sayılı CMK’nın 253/3. madde ve fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı, bu nedenle de sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre hakaret ve tehdit suçları yönünden uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2022 tarihli ve 2021/514 Esas, 2022/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 11.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın atılı suçları işlemediğine,
2. … 13. Asliye Ceza mahkemesinin 2021/389 Esas sayılı dosyası ile de dava mevcut olup halen derderst olduğunu aynı iddia ile iki ayrı dava açılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesine,
4. Hagb ve lehe hükümlerin uygulanmamasına,
5. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanığın … 4. Asliye Hukuk mahkemesinde davacı olduğu dosyanın duruşması öncesinde duruşma salonu önünde karşılaştığı katılan …’a hitaben “Pendikte bulunan taşınmazının icra marifeti ile satışını istemesi halinde sonunun iyi olmayacağını söyleyerek devamla senin sonun kötü olacak bundan sonra adımlarına dikkat et ,seni bu korkuluklardan aşağı atmazsam bende ibrahim değilim, sen şerefsizsin, şerefsiz yahudi” demek suretiyle tehdit ve hakarette bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda değişmeyen beyanlarda bulunmuştur.
3. Sanık aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
4. Tanıklar T.I., F.Ç.G., N.G., katılanı doğrular nitelik te beyanda bulunmuştur.
5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Atılı Suçları İşlemediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan beyanı, katılan beyanı ile uyumlu tanık beyanları ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Lehe Hükümler ile Hagb Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ; “Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, sonuç cezaların adli para cezası olması nedeniyle erteleme hükmünün uygulanmasına kanuni engel bulunduğu, yine Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin alıtnıcı fıkrasının (b) bendinde “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemece “…Sanığın sosyal ilişkileri ile fiilden sonra ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak TCK 62. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına…” ve “Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları gözetilerek, suçtan pişmanlık duyduğu ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından takdiren CMK.nun 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/389 Esas Sayılı Dosyası ile de Dava Mevcut Olup Halen Derderst Olduğunu Aynı İddia ile İki Ayrı Dava Açılmasının Da Usul ve Yasaya Aykırılığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
… 13.Asliye Ceza Mahkememizin 2021/389 Esas sayılı dosyasının UYAP’tan incelenmesinde; sanığın …, müştekinin …, suçun tehdit, suç tarihinin 18.07.2012 tarihi olduğu, bu suçtan verilen hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan ve sanık aynı olsa da, suç tarihi ile eylemin farklı olduğu anlaşıldığından davaların ayrı yürütülerek karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Karar Verilmesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suçun işleniş biçimi, sanığın kastının ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki ile suçun işlendiği yer ve zaman dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2022 tarihli ve 2021/514 Esas , 2022/58 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.