YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/372
KARAR NO : 2023/2813
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/518 E., 2015/1067 K.
ŞİKÂYETÇİLER : … Assan Ürün Güvenliği Sanayi ve Ticaret A.Ş., Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar … ve … müdafileri, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onaltıncı fıkrası, aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci
fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
2.Sanık … müdafilerinin temyiz isteği, beraat etmesi gereken müvekkil hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanık … müdafiinin temyiz isteği, kararın delillerin eksik incelenmesi ve hatalı takdiri neticesinde ulaşılan kanaate dayandığından bozulması gerektiğine, müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğine dair maddi delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; … isimli şahsın, kaçak içki bandrollerinin … Assan şirketi bünyesinde çalışan işçilerden şifreler temin edilerek kayıt dışı piyasaya sürülmekte olduğuna dair ihbarı üzerine, … ile görüşüldüğünde; soyadını hatırlamadığı Veysel isimli şahsın Sel Etiket ünvanlı firmada birçok içki markasına ait etiket ve bandrol basımı yaptığını, … Assan’da teknisyen olarak çalışan Murat isimli şahsın bandrol basımında kullanılan ultraviyole kamerayı fabrika dışına çıkararak para karşılığında kendilerine sattığını, bununla birlikte bandrol basımında kullanılan görünmez boyadan da yaklaşık 2 kg kadar getirerek para karşılığında sattığını, bu boyanın 2 kilosundan yaklaşık 20.000.000 adet bandrol basılabileceğini, bu kamera ile boyanın temin edilmesinin mümkün olmadığını, kendilerine bu şahıs sayesinde temin ettiklerini, Murat olarak bildikleri kişinin … isimli şahsın komşusu olduğunu, söz konusu malzemeleri … ile temin ettiklerini, … Assan şirketinde çalışan Murat isimli şahsın piyasaya sürülecek olan bandrol içindeki şifreleri daha önce kendisine verdiğini ve kendisinin de bandrolleri bastığını bildirdiği, bunun üzerine ihbarda bahsi geçen sanık …’a ait Sel Etiket ünvanlı firmada mahkeme kararına istinaden yapılan aramada, 6 adet rulo halinde yaklaşık 140.000 adet sahte … bandrolü, bandrol ve etiket basılmasında kullanılan metal kalıplar ile film kalıplarının ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 05.04.2014 tarihli ekspertiz raporuna göre, inceleme konusu bandrollerin sahte olduğu, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık …’ın Sel Etiket ünvanlı firmanın yüzde 80 hisseli ortağı ve yetkilisi olduğu, sanığın sahibi olduğu matbaada tekstil ve matbaa gibi alanlarda barkod etiketleri basım işi yaptığı, sanık …’ın … Assan isimli firmada güvenlik amiri olarak çalıştığı, sanık …’in ise sanık …’ın komşusu olduğu, sanık …’ın çalıştığı … Assan isimli firma ile Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı arasında bandrollü ürün izleme takip sistemi kurulması ve işletilmesi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında tütün ve alkollü içki ürünlerinde bandrollü ürün izleme ve takip sisteminin anılan firma tarafından sağlandığı, yine bu sözleşme uyarınca firma tarafından üretilen bandrollerin tütün ve alkollü içki ürünlerine yapıştırıldığı, bandrollerin üretiminde kullanılan görünmez mürekkebin tek kaynağının anılan firma olduğu, kullanılan gizlilik ve güvenlik prosedürü uyarınca bu
mürekkebin başka bir şekilde temini ya da üretilmesinin mümkün olmadığı, aynı şekilde bandrollere konulan gizli kodun da ancak bu firma tarafından yaratılabildiği, firmanın işleyişi gereği üretimde kullanılan bu görünmez mürekkebe firmada çalışan 3 teknisyen ve depo görevlisi dışında ulaşımın mümkün olmadığı belirlenmiştir.
4…. Assan firması vekilinin dilekçesinde; sanık …’ın bu özel mürekkebe ulaşım yetkisi bulunan üç teknisyenden biri olduğunu, sanık …’ın şirketlerinden 2 kg görünmez mürekkep çaldığını ve bu mürekkebin bandroller üzerinde uygulanması konusunda diğer sanıklar ile birlikte hareket ederek suç işlediğini, 2 kg görünmez mürekkep ile yaklaşık 10.000.000 adet bandrole gizli kod yazılmasının mümkün olduğunu, sanık …’ın teknisyen olması sebebiyle gizli kodu bandrole uygulamayı bilen, boya ve baskı makinelerini kullanabilen bir kişi olduğunu bildirmiştir.
5.Sanıklardan … ile …’ın komşu olmaları nedeniyle tanıştıkları, beyanları doğrultusunda soruşturmanın başlatıldığı tanık …’ın sanık … ile aralarında ticari ilişki bulunması nedeniyle tanıştıkları, sanık …’un sanık … ile görüşüp sahte bandrollerin basılması için gerekli mürekkep ve optik okuma cihazını fabrika binası dışına çıkarması için aracılık ettiği, sanık …’ın fabrika binasından yaklaşık 2 kg civarında bandrol basımı için özel olarak üretilen mürekkep ve optik okuma cihazını fabrika binası dışına çıkararak sanık …’e ait matbaaya getirdiği, sanık …’e ait matbaada bu malzemeler kullanılarak 04.04.2014 tarihli aramada ele geçirilen bandrollerin basıldığı, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte bandrol imal ettikleri tespit edilmiştir.
6.Sanıklar aşamalarda, atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 05.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onaltıncı fıkrası uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezası yanında adlî para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak
değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılan kamu davaları yönünden suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan … Assan Ürün Güvenliği Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılmasına karar verilerek lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
5.Katılan Gümrük İdaresi lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi,
6.Suça konu eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/518 Esas, 2015/1067 Karar sayılı kararında sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/518 Esas, 2015/1067 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin
son fıkrası gereğince sonuç cezada sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.