Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19360 E. 2009/19581 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19360
KARAR NO : 2009/19581
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ : Osmancık Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Karaca Köyü 161 ada 232 parsel sayılı 8308470 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar taşınmazın ayrı ayrı bölümleri için kendilerine ait tarım alanı olduğu iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece … ve … …’ı davasının husumetten, … …’ın davasının esastan reddine, …, … … ve …’ın davalarının kısmen kabulüne fen bilirkişi …’ın krokide (D) harfi ile işaretli 27276 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı …, (F) harfi ile işaretli 16198 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1/2’şer payla … ve … adlarına tesciline karar verilmiş, hükmün davacılardan … ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/10/2008 tarih, 2008/ 8900-3266 sayılı kararı ile incelenmiştir. Sözü edilen kararda “ yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı …’ün dava ettiği 232 parsel içinde kalan (C) harfli bölümün dört tarafının orman olduğu, yüksek eğimli çalılık ve yabani otlaklarla kaplı, kullanılmayan bir yer olduğu anlaşılmakla, davacı …’ün temyiz istemi yerinde görülmemiş; davalı Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz istemleri yönünden ise; temyize konu 232 parsel içinde kalan (D) ile işaretli 27276 m2 ve (F) ile işaretli 16198 m2 yüzölçümündeki taşınmazların dört tarafının orman parseli ile çevrili yüksek eğime sahip bir yer olduğu; her ne kadar memleket haritasında açık alanda görülmekteyse de amenajman planında orman toprağı olarak değerlendirildiği, taşınmazların orman içi açıklık konumunda olduğunun anlaşıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinin, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği;
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali) hükümü getirdiği; yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamayacağı, bu tür yerlerin özel mülk olamayacağı, yönetimin derhal el
koyma hakkına sahip olduğu, orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ormanın kullanılacağı, bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşmasının önlenemeyip orman bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğunun bulunmadığı, zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılacağı, 17. maddede tanımı yapılan olgunun, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK] olduğu, yasa koyucunun ayrı bir kavram oluşturup hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığı, bu itibarla, dava konusu taşınmazların memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağının tartışmasız olduğu, Dairemizin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenerek yerleşik kararlar halini aldığı, [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının öngörüldüğü, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceğine değinilerek, mahkemece gerçek kişilerin davasının tümden reddi ve taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi “ gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli … Köyü 161 ada 232 sayılı parselin tespit gibi orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu karar davacılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 28/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.