Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/12 E. 2023/1331 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12
KARAR NO : 2023/1331
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idarenin, dava konusu 508 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 1/2 paylı maliki olduğunu, taşınmazın 3,379 m² bölümünün davalı … tarafından yol olarak kullanıldığını belirterek, 01.05.2008 – 31.04.2013 tarihleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 93,056 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili; İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/358 Esas dosyasında davalı idarenin kullandığı yol ile ilgili sonraki dönem olan 01.05.2013-31.06.2014 tarihleri arasında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 29.200,00 TL ecrimisilin talep etmiş, 19.08.2014 tarihinde asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazı olduğunu, davada her iki tarafın da idare olması nedeni ile davaya idare mahkemesinin bakması gerektiğini, usule uygun bir işgal tazminatı ihbarnamesi olmadığını, ihbarname gönderilmeden dava ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2013/315 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne; asıl dava dosyası yönünden; … Sokağında kain 508 ada 23 parsel sayılı 15.206 m² sahalı taşınmazın, 3,379 m²’lik kısmı için 01.05.2008-31.04.2013 tarihleri için 99.252,00 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/358 Esas, 2014/359 Karar sayılı dosyası yönünden; ….Sokağında kain 508 ada 23 parsel sayılı 15.206 m² sahalı taşınmazın, 3,379 m²’lik kısmı için 01.05.2013-31.06.2014 tarihleri için 29.200,00 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2018/10618 Esas, 2021/711 Karar sayılı kararıyla; davalının zamanaşımı defi dikkate alınmadan fazla süre için ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğu, ecrimisil hesabının 28.06.2008 – 31.04.2013 tarihleri arasındaki dönem için yapılması gerektiği, birleştirilen dosyada bilirkişi raporunda belirlenen rakam daha az olmasına karşın 29.200,00 TL ecrimisile hükmedilmesinin yanlış olduğu, ayrıca hükümde her dönem sonu ayrı ayrı gösterilerek faize hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın 3.379 m2 bölümüne davalı tarafından herhangi bir hak ve pay durumu olmadan yol yapmak sureti ile el atıldığı, her ne kadar davalı kurumca kamulaştırma davası açılmış ise de taşınmazın ½ payının halen davacı adına kayıtlı olduğu belirtilerek, asıl dosya yönünden davacının davasının kabulü ile; 28.06.2008 – 31.12.2008 tarihleri arası 8.311,33 TL, 01.01.2009 – 31.12.2009 tarihleri arası 18.540,00 TL, 01.01.2010 – 31.12.2010 tarihleri arası 18.768,00 TL, 01.01.2011 – 31.12.2011 tarihleri arası 20.364,00 TL, 01.01.2012 – 31.12.2012 tarihleri arası 22.610,00 TL, 01.01.2013 – 31.04.2013 tarihleri arası 8.000,00 TL’nin her dönem sonu işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleştirilen dosya yönünden davacının davasının kabulü ile; 01.05.2013 – 31.12.2013 tarihleri arası 16.000,00 TL, 01.01.2014 – 31.06.2014 tarihleri arası 12.540,00 TL’nin her dönem sonu işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyizinde; dava konusu taşınmazın değerli bir bölgede olduğunu, belirlenen ecrimisilin düşük olduğunu, yapılan emsal araştırmasının yeterli olmadığını, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyizinde, 508 ada 23 parsel sayılı taşınmazın…. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2004 tarihli 2004/22 Esas, 2004/693 Karar sayılı kararı ile yol olarak terkin edildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davacının dava konusu yeri kullanmasının müvekkili kurumca engellenmediğini, yola ilişkin belediyeden ecrimisil istenemeyeceğini, belirlenen ecrimisilin yüksek olduğunu, faize hükmedilmesinin de yanlış olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722. maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.