YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13489
KARAR NO : 2008/17550
KARAR TARİHİ : 15.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 490 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın içeresinde zilyetliğinde bulunan yeri olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin A=2264.45 m2 bölümünün … … mirasçıları adlarına, (B), (C) ve (D) ile gösterilen 864.534,22 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dava konusu … Mahallesi 490 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına kadastroda tespiti yapılmıştır. Kadastro davalarında husumetin tesbit malikine yöneltilerek açılması gerekir. Husumet davanın görülebilme koşulu olup yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerekir. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanma ve yararlanma … Orman Genel Müdürlüğüne aittir. Bu nedenle husumetin Orman Yönetimi yanında Hazineye de yöneltilmesi gerekirken Hazinenin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, çekişmeli taşınmazın güneyinde Omerli Deresi bulunduğu halde jeoloji mühendisi dinlemek suretiyle taşınmazın derenin aktif yatağında olup olmadığı, dereden kazanılıp kazanılmadığı, … ile taşınmaz arasında kot farkı bulunup bulunmadığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmaza komşu 490 ada 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazlar ile taşınmazın güneyinde kalan … Köyüne ait kadastro paftası getirtildikten sonra kenarlaştırmak suretiyle o köye ait parsellerin ada ve parsel numaraları tesbit edilerek bu parsellere ait tutanak ve varsa dayanak kayıtları getirtilip uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde sınır getirdikleri denetlenmemiş, davacının dayandığı taşınmaza uyduğu söylenen 269 numaralı çalılık niteliğindeki vergi kaydının kuzey hududu ırmak okumasına rağmen memleket haritasında ve kadastro paftasında görülen Omerli deresi taşınmazın güneyinde ve kısmen doğusunda kaldığına göre vergi kaydının sınırları okunup, zeminde ayrı ayrı gösterilmek suretiyle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmemiş, taşınmazın doğu, batı ve kuzey sınırı çekişmeli 490 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrili olduğuna göre 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesine göre de orman bütünlüğünün bozulup bozulmadığı ve taşınmazın orman içi açıklığı konumunda olup olmadığı da araştırılmamıştır.
-2-
2008/13489-17550
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle Hasineye dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip davadan haberdar edilerek taraf teşkili sağlanmalı iddiaları sorulup gösterecekleri delilleri toplanmalı, komşu parsel tutanakları ve dayanakları getirtilmeli ve daha önce getirtilen resmi belgeler ile önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kenarlaştırılmış kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, dayanılan vergi kaydı komşu kayıtlardan da yararlanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, taşınmazın … Deresinin aktif yatağı olup olmadığı derenin etki alanında kalıp kalmadığı konusunda uuzman jeolog bilirkişiden rapor alınmalıdır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE
-3-
2008/13489-17550
OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceğinden taşınmazın memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna göre orman içi açıklığı niteliğindeki yerlerden olup olmadığı araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönöteminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.