YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15410
KARAR NO : 2023/10654
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2882 Esas sayılı iddianamesi ile, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli ve 2021/447 Esas, 2022/378 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanıklar …, …, …, … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca (7 kez) 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca (7 kez) 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca (7 kez) 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca (7 kez) 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi (7 kez) 6 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 31 maddesi uyarınca üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca (7 kez) 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 29. Ceza Dairesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/3499 Esas, 2022/2627 Karar sayılı kararıyla: sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında düzelterek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci madesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıklar …, … ve sanıklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
1. Suça sürüklenen çocuk …’ın 27.09.2021 suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, yerel mahkemece gerekçeli kararda suça sürüklenen çocuk olarak yazılması gerekirken ”sanık” sıfatıyla yer alması,
CMK’nın 324/2 maddesinde ”Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceğinin gösterilmesi gerektiği” belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece hükmün esasını oluşturan kısa karara yargılama gideri miktarının yazılmamasının esasa müessir olmaması,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK’nın 109/2, 103/3-a-b, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca hüküm kurulup ceza verildikten sonra TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken netice cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası olması gerekirken, 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası olarak yazılması, ayrıca yağma suçundan ise TCK’nın 149/1-a-b-c-d-h , 31/3, 62. maddeleri uyarınca hüküm kurulup ceza verildikten sonra TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken netice cezanın 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası olması gerekirken, 6 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası olarak yazılması hatalı olmuş ise de; bu aykırılıklar aleyhe istinaf olmaması,
Nedenleriyle eleştirilmiştir.
2. CMK 324/5. maddesi gereği Türkçe bilmeyen sanıklar ve suça sürüklenen çocuk için görevlendirilen tercüman gideri ve tercüme masrafı, yargılama gideri sayılamayacağı ve hazinece karşılanması gerektiğinden,
Ayrıca, yerel mahkemece kurulan hükmün yargılama gideri kısmında Adli Tıp Raporu giderinin ”CMK 326 ncı maddesi uyarınca sanıklardan eşit olarak tahsiline,” şeklinde karar verilmiş ise de; adli tıp raporu giderinin suça sürüklenen çocuk … için yapıldığı, dolayısıyla diğer sanıklardan tahsil edilemeyeceği anlaşılmakla;
Tespit edilen bu hukuka aykırılıklar yeniden araştırmayı gerektirmeyen ve duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte görülmekle,
Yerel mahkemece verilen kararın hüküm kısmında yer alan yargılama giderleri dökümünden “Sarf Kararı gideri 3.200,00 TL” ibaresinin çıkartılmasına,
Dökümü yapılan yargılama giderlerinden suça sürüklenen çocuk …’ın adli tıp raporu masrafı olan ”adli tıp fatura 1.360,00 TL” nin CMK 326. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk …’tan tahsiline,
Kalan 468,90 TL yargılama giderinin sanıklardan ve SSÇ’den eşit olarak tahsiline,
Karar verilmistir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
2. İsnat edilen suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil olmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,
5. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
6. Yağma suçunu işleme kastı bulunmadığına,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mahkumiyetine yeterli, somut, kesin delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca isnat edilen suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Suç işleme kastı bulunmadığına,
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın olay saatinde olay yerinde olmadığının tespiti amacıyla iş yerine ait güvenlik kamera görüntüleri toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğine,
D. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. İsnat edilen suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
E. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
İsnat edilen suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
F. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri,
1. İsnat edilen suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği,
2. Suç işleme kastı bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun, gece vakti şikâyetçilerin ikamet ettikleri eve ellerinde bıçaklarla girerek şikâyetçilerin ellerini ve ayaklarını bağladıkları, şikâyetçilerin paralarını ve telefonlarını aldıkları, bu eylemleri telefon ile kayda aldıkları anlaşılmıştır.
2. Kolluk tarafından düzenlenen, şikâyetçilerin sanıklar …, …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk …’ı kesin ve net olarak teşhis ettikleri 30.09.2021 tarihli canlı teşhis tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanıklar …, …, …, …’ın suçlamayı ikrar ettikleri, sanık …’ın suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği ve suça sürüklenen çocuk …’ın suçlamayı ikrar ettiği aşamalarda verdikleri beyanlarda görülmüştür.
4. Kolluk tarafından düzenlenen; sanıkların yakalandıkları ve yakalandıklarında suçlarını ikrar ederek bir kısım suça konu eşyaların bulunduğu çantayı rızaen teslim ettiklerinin belirlendiği, 28.09.2021 tarihli araştırma, yakalama, rızaen muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen, 6 şüpheli erkeğin 21.19 sıralarında olayın gerçekleştiği sokağa doğru gittiklerinin gözüktüğü ve müştekilerin olay gerçekleştirenlerin görüntülerdeki şahıslar olduklarının tespit edildiği 28.09.2021 tarihli araştırma, görüntü inceleme ve yakalama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun, şikâyetçilere cebir uygularken çektikleri görüntülerin bulunduğu 25.10.2021 ve 03.11.2021 tarihli CD inceleme tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, … ve Suça Sürüklenen Çocuk …’ın İsnat Edilen Nitelikli Yağma Suçunu İşlediğine Dair Her Türlü Şüpheden Uzak, Kesin, İnandırıcı Delil Olmadığı ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Uyarınca Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği ve Sanıklar Rahmatullah Khan ve … Hakkında Eksik İnceleme İle Karar Verildiğine İlişkin Temyiz Sebeplerine Yönelik Yapılan İncelemede
Kolluğun düzenlenen Olay ve Olgular bölümünün (A) paragrafı (2) ve (4) numaralı bentlerde bilgilerine yer verilen tutanaklar, sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun ikrarları, şikâyetçilerin beyanları ve bu beyanlarla uyumlu görüntü izleme ve CD inceleme tutanakları ile toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığından temyiz sebeplerine yönelik aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar …, … ve Suça Sürüklenen Çocuğun Suç İşleme Kastları Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun bilerek ve isteyerek şikâyetçilerin telefon ve paralarını zorla aldıkları anlaşıldığından suç kastı yönünden yapılan değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık … ve … Hakkında Lehe Hükümler Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanıklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 10 yıl 10 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık … Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede,
5237 sayılı Yasanın 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, aynı Yasanın 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın yakalanması üzerine şikâyetçilerden alınan cep telefonlarının … ile teslim edildiği ancak suça konu paraların iade edilmediğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık hükmünün koşulları bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Alt Sınırdan Hüküm Kurulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik Yapılan İncelemede,
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentlerinde yer alan nitelikli hallere aynı anda vücut verdiği, mahkemenin hüküm kurulurken alt sınırdan ayrılma gerekçesi olarak gösterdiği “suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı, sanıkların kastının yoğunluğu, sanıkların güttüğü amaç ve saik ile birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olduğu” sebepleri yerinde görülmekle sanık ve müdafiinin alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
F. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 149 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının B Bendinin Uygulanması Yönünden;
Sanıkların eylemi gerşekleştirirken 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde tanımlanan “kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle” işlendiğine ilişkin dosya kapsamı itibariyle bu yönde delil bulunmaması nedeniyle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Yasanın 149 uncu maddesinin (b) bendi uygulanamayacağı anlaşılmış ise de olayda birden fazla nitelikli halin bulunması karşısında bu husus sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünde yer alan (ilk) paragrafında açıklanan nedenle sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye uygun olarak, oy birligiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ve Suça Sürüklenen çocuk Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A), (B), (C), (D) ve (E) paragraflarında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 29. Ceza Dairesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/3499 Esas, 2022/2627 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümünün (F) paragrafındaki eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.