Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/2788 E. 2007/4336 K. 02.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2788
KARAR NO : 2007/4336
KARAR TARİHİ : 02.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 146 ada 10 parsel sayılı 624718.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın bir bölümünün tapulu olduğu paylaşım sonucu kendisine düştüğü iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) işaretli 4161 m2’lik bölümünün tapu malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişiler kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın memleket haritasında kuzey batı yönden güneydoğu yöne uzanan derenin taşınmazı ikiye böler şekilde işaretlendiği halde, … bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.05.2006 tarihli rapor ve krokide 4161 m2’lik alan … derenin kuzeyinde işaretlenmiştir. Bu durumda, her iki raporun dayanağı krokiler taşınmaz yönünün harita üzerindeki yeri bakımından çelişkili olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durulup giderilmemiştir. Çekişmeli taşınmazın konumu çevresinde yakın komşu olan 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsellerle birlikte kadastro paftası ve memleket haritası ölçekleri eşitlenerek aynı adadaki tüm parseller birlikte memleket haritası üzerine aplike edilmek suretiyle, taşınmazın konumu memleket haritası üzerinde duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır. Ayrıca; davacı, tescil ilamı sonucu oluşturulan tapu kaydına dayanmaktadır. Bu durumda, tapunun dayanağı kroki 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre uygulanıp, tapu kaydının sınırları yerel bilirkişiden sorularak, kaydın zemine uyup uymadığı … parsel kayıtlarından da yararlanmak suretiyle denetlenerek belirlenmeli, tescil krokisindeki kenar uzunlukları ve üzerindeki ev dikkate alınarak, uygulama yapılmalı, söz konusu tapu kaydının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği ve payı olan tapu kaydındaki payların davacıya ne şekilde intikal ettiği de araştırılmalıdır.
Bu nedenle;
Karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.

Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, (tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri), (dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları), komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; orman kadastrosu … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; böylesine yapılacak uygulama sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içermesine karşın krokiye dayalı bulunduğu dikkate alınarak yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi gereğince kapsamı belirlenmeli; dayanak tapu kaydının oluştuğu Feke Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/56 E.-1970/131 K. nolu dava dosyasında Orman Yönetiminin taraf bulunmadığı, bu nedenle dayanılan tapunun Orman Yönetimini bağlamayacağı, asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 02/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.