Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2146 E. 2023/2843 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2146
KARAR NO : 2023/2843
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.04.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/732 Esas, 2015/572 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un(5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin (A) bendi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 08.09.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 13.04.2021 tarih ve 2019/14648 Esas, 2021/9429 Karar sayılı kararı ile “…basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada; ”Basit yargılama usulünün uygulanmasının mahkemenin takdirinde olması, CMK.nun 251/3. Maddesindeki 1/4 oranında indirim yapılacağı yönündeki hükmün sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmemesi, ceza muhakemesinde yüzyüzelik ve doğrudan doğruyalık ilkeleri ile evreden dönülmezlik ilkesinin geçerli olması, genel hükümlere göre başlayan bir yargılamada basit yargılama usulüne dönülememesi ve yapılan duruşmaların yapılmamış sayılamaması, basit yargılama usulünü düzenleyen CMK.nun 251. Maddesinin yürürlük tarihinden önce mahkememiz dosyasında kovuşturmaya başlanılmış ve yapılan yargılama neticesinde hüküm kurularak mahkememizin atılı suç yönünden görüş ve kanaatinin ortaya konulmuş olması göz önüne alınarak, usul ekonomisi de gözetilmek suretiyle takdire bağlı basit yargılama usulünün uygulanmasına takdiren yer olmadığına, kovuşturmanın genel hükümler çerçevesinde yürütülmesine” şeklindeki gerekçeyle takdiren basit yargılama usulü uygulanmayarak sanık hakkında Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 10.03.2022 tarihli kararı ile tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un(5275 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin (A) bendi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; hakkında şartla tahliye ve hakkındaki cezanın kalan kısmı yönünden denetimli serbestlik kararı verilen sanığın denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, iade kararının sanığa 03.11.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, sanığın iki gün içerisinde teslim olmadığı iddiasına ilişkindir.
2. Kayseri İnfaz Hakimliği’nin 03.11.2014 tarih, 2014/2778 Esas, 2014/2789 Karar sayılı kararıyla sanığın kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği belirtilmiştir.
3. Kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının 03.11.2014 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebligatın dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında, maddi ve manevi olarak kötü durumda olması nedeniyle denetimli serbestlik tedbirine uymadığını ve pişman olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın temyiz talebi yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarih, 2013/508 Esas, 2014/101 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 2 ay hapis cezasına hükümlü olan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 105/A maddesindeki koşulların oluştuğu ve hakkında Kayseri İnfaz Hakimliğinin 20.06.2014 tarih ve 2014/1719 Esas, 2014/1726 Karar sayılı kararı ile şartlı tahliyesine karar verildiği, cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verildiği, sanığın Açık Ceza İnfaz
Kurumundan tahliye olduktan sonra Kayseri Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün hazırladığı denetim planına uymamakta ısrar etmesi üzerine hakkında Kayseri İnfaz Hakimliğinin 03/11/2014 tarih ve 2014/2778 Esas, 2014/2789 Karar sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, sanığın bildirdiği adresine bu kararın 03.11.2014 tarihinde tebliğ yapılmasına rağmen bu tebliğe uymadığı ve 2 gün içerisinde teslim olmadığı ve sanığın atılı hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunu işlediği; denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığına ilişkin tutanaklar, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı, sanığın ikrar içeren savunması ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sabit olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazı reddedilmiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Hüküm fıkrasının 1. bendinin 7 nolu paragrafında sanık hakkında her ne kadar kazanılmış hak nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanmadığı belirtilmiş ise de;tekerrür hükümleri yönünden kazanılmış hak müessesesinin uygulanamayacağı kuralı ve adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 10.03.2022 tarihli, 2021/429 Esas, 2022/183 Karar sayılı kararında, sanığın temyiz talebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.