Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7946 E. 2023/923 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7946
KARAR NO : 2023/923
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/157 Esas, 2021/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması bakımından oy çokluğu ile, diğer yönlerden oy birliği ile karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/1499 Esas, 2022/1376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eylemini yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlediğinden 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde uyarınca cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanık hakkında takdiri indirim sebebi bulunmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmaması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan ve olay günü görevli olan sanığın, ekip arkadaşları ile birlikte Covid-19 Salgını kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasağına ilişkin uygulama yaptıkları, sanık ve ekip arkadaşı …..’nin kimlik sorgulaması yapılacak kişileri ekip otosunun yanına getirdiği, diğer ekip arkadaşlarının ise kimlik kontrolü yapıp idari para cezası uyguladıkları, sanığın, maktul ve yanında bulunan tanık H.H.’yi görmesi üzerine işaret edilerek durmalarını istediği, maktulün, tanık …..,.’ye polislerin kendisine ceza yazdıklarını söylerek ara sokağa doğru kaçtığı, tanık …..,’yi ekip otosundaki

arkadaşlarına teslim eden sanığın, maktulün arkasından gittiği ve olayın yaşandığı sokağa girdiklerinde sanığın sırtı dönük olan maktule dur ihtarında bulunduğu, yürümekte olan maktulün dur ihtarı üzerine yüzünü sanığa döndüğü ve geri geri yürüdüğü sırada silahını çıkarıp ağzına mermi veren sanığın bir el ateş etmesi sonucu maktulün göğüs sol üst kısmından yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, otopsi raporuna göre maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kartilaj kırığı ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalarda çelişkiler içeren ancak kovuşturma aşamasında tevilli ikrara yönelen savunması, tanık beyanları, maktulün kesin ölüm nedenini içeren … Adli Tıp Grup Başkanlığınca düzenlenen 11.06.2020 tarihli Otopsi Raporu ve 19.08.2020 tarihli Ek Rapor, 27.04.2020 tarihli ölü muayene tutanağı, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna ilişkin … Dr. ……, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 04.11.2021 tarihli Sağlık Kurulu Raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 28.04.2020, 29.04.2020, 04.05.2020 tarihli uzmanlık raporları, Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 08.03.2021 tarihli uzmanlık raporu, Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesince düzenlenen 23.05.2020 tarihli rapor, 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 14.08.2021 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaası, 27.04.2020 tarihinde düzenlenen olay yeri inceleme raporları, Mülkiye Başmüfettişi tarafından düzenlenen 01.02.2021 tarihli tevdi raporu, sanığın olay günü görevli olduğuna dair görev belgesi, olay görüntülerine ilişkin aldırılan 08.06.2020 tarihli bilirkişi raporu,112 Acil Hattı ile yapılmış görüşmelere ilişkin aldırılan 16.12.2020 tarihli Bilirkişi Raporu, olay görüntülerini içeren CD, diğer tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin ile Sanık Müdafiinin Suç Vasfına İlişkin Temyizi Sebepleri Yönünden
… İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapmakta olan sanığın uygulama sırasında dur ihtarına uymayan maktule bir el ateş ederek göğsünden yaraladığı olaya ilişkin başlangıç ve gelişim sürecinin Mahkemece, Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta izah edildiği şekilde kabul edildiği,
Her ne kadar sanık müdafi sanığın suçu taksirle işlediğini beyan etmiş ise de olaya ilişkin görüntülerin yer aldığı CD ve bu görüntülere ilişkin bilirkişi raporu, tanık S.D.’nin aşamalardaki tutarlı “Polis dur dediğinde çocuk zaten yürüyordu koşmuyordu, iki kez dur dediğini duydum sonra çocuk durup yüzünü polise döndü bir adım da geriye attı sonra silah patladı, ben hemen baktığımda silahın polisin elinde olduğunu gördüm” şeklindeki görüntülerle uyumlu beyanı, sanığın 25 yıllık polis memuru olup silah kullanmanın inceliklerini bildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasında ifade edildiği üzere suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, bu itibarla kasıtla hareket ettiği belirlenmekle, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Katılan vekilince, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de bu maddenin uygulanması için suçun kamu görevlisine karşı ve görevini yerine getirmesi nedeniyle işlenmiş olması gerektiği, somut olayda maktulün kamu görevlisi olmadığı anlaşılmış olup suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebebi
Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, “Sanığın geçmişteki hali, olaydan sonraki davranışları ve hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, sanığın adli sicil kaydındaki tek sabıkasının hükmün açıklanmasından ibaret oluşu, olayın ardından yaşadığı pişmanlık ve maktulün vurulmasının ardından cep telefonundan 112 Acil Hattını araması, yardımda bulunması hususları değerlendirildiğinde Mahkemenin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Sebebi
Olay yerinde keşif yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilmiş ise de dosyada bulunan olay yeri inceleme raporu, olaya ilişkin görüntü CD’si ve bu görüntülere ilişkin düzenlenmiş bilirkişi raporu ve dava dosyasında yer alan uzmanlık raporları birlikte değerlendirildiğinde mahallinde yapılacak keşif incelemesinin eylemin oluşu yönünden yapılacak değerlendirmede yarar sağlamayacağı ve davanın esasına etki etmeyeceği anlaşılmakla, bu haliyle eksik incelemeden söz edilemeyeceğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık müdafi, sanığın epilepsi rahatsızlığı nedeniyle tetik parmağında ani kasılmalar olup olmadığı hususunda rapor aldırılmasına ilişkin taleplerinden gerekçesiz şekilde rücu edilerek eksik inceleme yapıldığını beyan etmiş ise de sanığın savunmalarında olay sırasında epilepsi nöbeti geçirdiğine ilişkin iddiasının olmadığı, CD görüntülerinde de nöbet geçirdiğine dair bir durumun tespit edilemediği, … Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 04.11.2021 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda da sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/1499 Esas, 2022/1376 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.