Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/8949 E. 2023/708 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8949
KARAR NO : 2023/708
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün eleştirilip, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde

temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/48 Esas, 2020/295 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/3830 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna,
2. Arama işlemlerinin hukuka aykırı yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın elinde yüklü miktarda uyuşturucu madde olduğuna, bu maddeleri Pendik ilçesinde bulunan bir adreste saklayıp piyasaya sürdüğüne ilişkin ihbar gelmesi üzerine kolluk görevlilerinin beklemeye başladığı, ihbara konu adrese sanığın geldiği ve adresten ayrıldığı sırada kolluk görevlileri tarafından yakalandığında elinde uyuşturucu maddenin ve üst aramasında bir miktar paranın ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden söz konusu adreste yapılan aramada, yüklü miktarda uyuşturucu madde ile hassas terazinin ele geçirildiği olayda; ihbar üzerine uyuşturucu maddelerin sanığın elindeki çantada ve evinde bulunması, çantanın içerisinde ele geçirilen madde miktarı, yine çanta içerisinde hassas terazinin ele geçirilmiş olması, ayrıca ikamette yapılan aramada ele geçirilen maddenin de yüklü miktarda olması gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, kastının yoğunluğu ve ele geçirilen madde miktarı dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmıştır.
B. Bölge Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması talep edildiği halde, İlk Derece Mahkemesi tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmaması hususu eleştirilip, adli emanetin 2020/4076 sırasında kayıtlı bulunan uyuşturucu madde ile bu uyuşturucu madde üzerinde inceleme yapan kurumca alıkonulan şahit numunenin müsaderesine karar verilirken dayanak yasa maddesinin ilgili fıkrasının hükümde gösterilmemesi ve aynı emanette kayıtlı ambalajlar ve hassas terazi ile ilgili karar verilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın ihbar üzerine uyuşturucu madde ile yakalanmış olması nedeniyle akabinde ikamette yapılan aramanın da gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yapıldığı ve hukuka aykırı olmadığı; Bölge Adliye Mahkemesi’nin, İlk Derece Mahkemesi hükmünde eleştiri ve düzeltme dışında hukuka aykırılık bulmadığını, gerekçenin yerinde olduğunu eylemin doğru nitelendirildiğini belirtmek suretiyle gerekçeli şekilde esastan ret kararı verdiği; her ne kadar sanık temyiz süresinden sonra yazdığı samimi ikrar konulu 28.05.2021 tarihli dilekçesinde uyuşturucu maddeyi… isimli şahıstan aldığını belirtmiş ise de yargılamanın hiç bir aşamasında ve temyiz dilekçesinde bu hususun belirtilmediği, anılan şahıs hakkında bu suçtan kamu
davası açılması halinde kovuşturma sonucuna göre sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının mümkün olduğu, bu aşamada etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/3830 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.