Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14365 E. 2023/1409 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14365
KARAR NO : 2023/1409
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 22.04.2022 tarihli 2021/168 Esas, 2022/1076 Karar sayılı kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli 2013/335 Esas ve 2020/484 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararı verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarihli 2021/168 Esas, 2022/1076 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik katılan vekilinin istinaf talebi doğrultusunda 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında açılan davanın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri düşme kararının hatalı olduğuna ve suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca kesen bir nedenin varlığı halinde zamanaşımı süresi, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.
Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ise, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer denilmiştir. Bu itibarla, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (e) bendinde tanımlanan kasten yaralama suçunun, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli; 7 yıl 12 aylık kesintili zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihinin 07.01.2013 tarihinden önce olduğu, iddianamenin 14.05.2013 tarihinde düzenlendiği, suça sürüklenen çocuğun 24.09.2013 tarihinde savunmasının alındığı ve 30.10.2020 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan beraatine karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı tarihten sonra zamanaşımını durduran veya kesen başka bir işlemin bulunmadığı, 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin karar tarihinden önce dolduğu anlaşıldığından dava zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki davanın düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarihli 2021/168 Esas, 2022/1076 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.