YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/18005
KARAR NO : 2007/2190
KARAR TARİHİ : 22.02.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 20 parsel sayılı 18650 m2 yüzölçümündeki davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede 1947 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında kısmen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın (B) harfli 450 m2 ve (C) harfli 200 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfli 18.000 m2’lik bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişisi düzenlediği raporda çekişmeli taşınmazın bir kısmının 1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinde kısmen tahdit içinde kaldığını, yörede 1996 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında ise tahdit içindeki bölümün 2/B madde uygulamasına konu olmadığını belirtmiştir. Ne var ki, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1947 yılında yapılan ilk orman kadastro haritası, 1996 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin evraklar dosya içinde bulunmadığı gibi kadastro paftaları yerel bilirkişi yardımıyla harita mühendisi ve uzman orman yüksek mühendisi aracılığıyla da yerine uygulanmamış rapor ekindeki krokide bu uygulamalar ayrı ayrı gösterilmemiş, çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritasındaki konumu iki orman sınır noktasıyla gösterilmiş, tahdit haritası ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki de çizilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği, orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile çözümlenir.
O halde; öncelikle, yörede 1947 ve 1996 yıllarında yapıldığı belirtilen orman kadastrosu, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları, çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro paftası bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yörede 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1996 yılında yapılan orman kadastrosu ,aplikasyon ve 2/B madde haritaları ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman sınır noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere, çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde yatıranlara iadesine 22/02/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.