YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/302
KARAR NO : 2023/3008
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2
yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile;
“1-TCK’nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, somut olayda ise, sanığın, mağdureyi araca zorla bindirerek bir süre dolaştırdıktan sonra ikametinin bulunduğu sokakta araçtan indirdiği anlaşılmakla, 17.09.2014 tarihli yakalama ve teslim tutanağı içeriğine göre, mağdurenin annesi olan müşteki …’nun Polis Merkezi’ne giderek kızını kaçırdığı için sanık hakkında şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine görevliler tarafından işlemlere başlanacağı esnada mağdurenin Polis Merkezi’ne geldiğinin belirtilmesi karşısında, ilgili tutanak mümzilerinin usulüne uygun duruşmaya davet edilerek olaya ilişkin beyanları tespit edildikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Sanığın, üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu olay tarihinde çocuk olan mağdureye karşı işlemesi karşısında, TCK’nın 109/3-f maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 110 uncu maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın bozulması gerektiğine, mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre taleplerinin kabul edildiği halde savunma yapmak için verilen 2 günlük sürenin yeterli olmadığına ve rahatsızlığı nedeniyle verdiği mazeret dilekçesinin kabul edilmeyerek yokluklarında hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, eski kız arkadaşı olan 17 yaşındaki mağdureyi yolda yürüdüğü sırada kollarından tutarak zorla aracına bindirdiği, bir süre dolaştırdıktan sonra evlerinin yakınında indirerek serbest bıraktığı iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 17.09.2014 tarihli adli raporda, mağdurenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiine mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere verilen sürenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesi ve Anayasa’nın 36 ncı maddesinde yer alan savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı kapsamındaki “savunma hazırlayabilmek için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı” kriterlerine uygun olduğu, rahatsızlığı nedeniyle verdiği mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek hüküm kurulmasında ise isabetsizlik görülmediğinden bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.