Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2005/14279 E. 2006/1617 K. 14.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14279
KARAR NO : 2006/1617
KARAR TARİHİ : 14.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 08.12.2003 tarih 12200-11007 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köyü 102 ada 71 parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmişse de taşınmazın doğusunda ve batısında eylemli orman bulunduğu, bu durumda uzman orman bilirkişiler vasıtasıyla orman incelemesi yapılması, taşınmazın meradan açıldığı da iddia edildiğine göre bu yönden de araştırma yapılması 5 parselin tutanak aslının getirtilmesi, orman veya mera olmadığı anlaşılırsa 3402 Sayılı Yasanın 14. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 102 ada 5 parsel hakkında dava açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine, ancak tesbit maliki … … vefat ettiğinden mirasçıları olan davacılar adına paylar oranında tesciline, 102 ada 71 parselin tesbitinin iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 17.09.1997 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli 102 ada 71 parselin davacılar adına tesciline karar verilmişse de, 71 parsel 102 ada 5 parsele uygulanan doğuda, kuzeyde ve güneyde … sınırlarını içeren değişir sınırlı Aralık 1978 tarih 2 numaralı tapu kaydının miktar fazlası olması nedeniyle kayıt miktar fazlası mera olarak sınırlandırılmıştır. Gerçekten de taşınmazın doğusu ve batısında paftada “… ve orman” yazılı geniş alanlar mevcut olup, orman kadastrosu sırasında bu bölümler orman tahdidi içinde gösterilmiştir. Yöredeki orman kadastrosu 1997 yılında ilan edilip kesinleştiğine göre kayıt miktar fazlası niteliğinde bulunan çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilmesi bu tarihten sonra olanaklı hale gelmiştir. Dava tarihi ile taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı tarih
arasında yasada öngörülen 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davacıların zilyetliğine değer verilemez. HGK’nun 12.05.2004 tarih 2004/8-242 E.-292 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.