YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5861
KARAR NO : 2023/1377
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 31.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/581 esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, soruşturma aşamasında davacının 14.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, serbest bırakılmaksızın 09.09.2017 tarihinde tutuklandığı, 14.08.2016-30.05.2017 tarihleri arasını gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği, kovuşturma sonucunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, kararın 22.11.2017 tarihinde kesinleştiği, haksız hürriyetinden yoksun kaldığı süreler için 136.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız hürriyetinden yoksun kaldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede yasal süresinde açılmadığını,tutuklamanın bir tedbir olup, idareye kusur atfedilemeyeceğini, re’sen araştırılması gereken hususların araştırılmasını, faiz talebinin yersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/63 Esas, 2018/416 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/2887 Esas, 2018/3051 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Davacının … yerinin olduğu ve asgari ücret üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğuna,
2.Davacının ailesinin yapmış olduğu ulaşım ve yemek masraflarının, cezaevi masraflarının maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine,
3.Yargılama sebebiyle ödenmiş olan avukatlık ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine,
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, soruşturma aşamasında davacının 15.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, serbest bırakılmaksızın 10.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 29.05.2017 tarihinde tahliye edildiği, kovuşturma sonucunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, kararın 22.11.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklulukta geçen sürenin fiilen infaz gördüğü, davanın yetkili mahkemede süresinde açıldığı, davacının toplam 287 gün haksız olarak özgürlüğünden mahrum bırakıldığı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin maddi tazminatın net asgari ücret üzerinden hesaplanmasını talep etmesi, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerde sabit düzenli bir gelirinin bulunduğunun tespit edilememesi göz önünde bulundurularak, hürriyetinden yoksun kaldığı 287 günlük süre için uğradığı maddi zarar gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği dönemdeki net asgari ücret tarifesi üzerinden yapılan hesaplama sonucunda maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.958,04 TL maddi tazminatın 15.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine; davacının üzerine atılı suçların niteliği, sosyo-kültürel durumu, gözaltı ve tutukluluk süresi gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/581 Esas, 2017/704 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.08.2016-29.05.2017 tarihleri arasında 287 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 14.11.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.11.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
1.Davacının … Yerinin Olduğu ve Asgari Ücret Üzerinden Hesap Yapılmasının Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacı vekilinin 19.07.2019 tarihli duruşmada önceki taleplerinden vazgeçerek net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettikleri anlaşılmakla maddi tazminatın davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Davacının Ailesinin Yapmış Olduğu Ulaşım ve Yemek Masraflarının, Cezaevi Masraflarının Maddi Tazminat Olarak Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Davacının talep etmiş olduğu ailesinin yapmış olduğu ulaşım ve yemek masrafları, cezaevi masrafları 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu giderlere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama Sebebiyle Ödenmiş Olan Avukatlık Ücretinin Maddi Tazminat Olarak Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün birinci (4.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/2887 Esas, 2018/3051 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.