YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5887
KARAR NO : 2023/1375
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 08.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; hakkında … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/326 Esas – 2017/258 Karar sayılı dosyasında tutuklulukta ve gözaltında kaldığı, yargılama sonucunda beraat ettiği, bu nedenle tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelere ilişkin 49.800,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
2. Davalı vekili 16.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2018 tarihli ve 2018/36 Esas, 2018/67 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/2559 Esas, 2018/2897 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Manevi tazminat miktarının az olduğuna,
2.Avukatlık ücretinin, cezaevi giderlerinin, ulaşım giderlerinin, ödeyemediği kredi borcunun maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
3.Davacının ihraç olması nedeniyle maaşının tamamının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
4.Davacının niteliksiz eleman gibi değerlendirilerek asgari ücretten hesap yapılmasının kanuna aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacı …’in … Adliyesinde Zabıt Katibi olarak görev yaparken hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı, davacının 15.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 17.08.2016 tarihinde gözaltından çıktığı, … Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi … Komisyonu Başkanlığı’nın 18.08.2016 tarih 2016/442 Karar sayılı kararı ile davacının 657 sayılı DMK’nun 140. maddesi gereğince görevden uzaklaştırılmasına ve aynı Yasanın 141/1. maddesi gereğince aylığının üçte ikisinin ödenmesine karar verildiği, davacı …’in … Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/1355 D…. sayılı kararı ile 23.08.2016 tarihinde tutuklandığı, davacının 29.10.2016 tarihinde yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2016 tarih 2016/326 Esas sayılı kararı ile tahliye edildiği, ceza yargılaması sonucunda … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.12.2017 tarih 2016/326 E. 2017/258 K. sayılı kararı ile davacı …’in atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, beraat kararının istinaf edilmeksizin 22.12.2017 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Davacının göz altında kaldığı süre içerisinde devlet memuru olması nedeniyle maaşının tamamını aldığı, henüz tutuklanmadan önce … Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi … Komisyonu Başkanlığı’nın kararı ile 18.08.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, görevden uzaklaştırılmasından itibaren 657 sayılı DMK’nun 141/1. maddesi gereğince maaşının 2/3 ünü almaya başladığı, davacının görevden uzaklaştırma kararından sonra 23.08.2016 tarihinde tutuklandığı, davacının 675 sayılı KHK ile ihraç edildiği 29.10.2016 tarihine kadar maaşının 2/3 ünü almaya devam ettiği, ihraç edildiği tarihten itibaren davacının işsiz olduğu, davacının 18.11.2016 tarihinde tahliye edildiği anlaşıldığından,
Davacının gözaltında kaldığı sürede maaşından hiç bir kesinti yapılmaması, meslekten ihraç edildiği tarihe kadar tutuklulukta kaldığı sürede tutuklanmasının maaşının eksik ödenmesine sebebiyet vermemesi, davacının tutuklanmadan önce … Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi … Komisyonu Başkanlığı’nın 18/08/2016 tarihli kararı ile görevden uzaklaştırılması ve 657 sayılı DMK’nun 141/1. maddesi gereğince maaşının 2/3 ünü alması, maaşındaki kesintinin tutuklanmasından değil, görevden uzaklaştırılmasından kaynaklandığı, davacının tutuklu olmasa dahi açığa alınma kararı gereğince maaşının 2/3 ünün ödenecek olması nedeniyle davacının ihraç olduğu tarihe kadarki dönemde maaşındaki eksik ödeme ile ilgili talebinin CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, bu dönemlerde eksik maaş aldığını iddia eden davacının bu talebi ile ilgili olarak ancak idare hukukunun genel esasları çerçevesinde idari yargıda devlet aleyhine tazminat davası açabileceği (Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08/06/2016 tarih 2015/11488 Esas 2016/9770 Karar sayılı kararı) gözetilerek davacının kamu görevinden ihraç edildiği 29.10.2016 tarihine kadarki dönem maddi tazminat hebasına dahil edilmemiştir.
Davacının kamu görevinden ihraç edildiği 29.10.2016 tarihinden itibaren işsiz olması nedeniyle yerleşik Yargıtay kararları da göz önüne alınarak davacının ihraç olduğu 29.10.2016 tarihi ile tahliye olduğu 18.11.2016 tarihleri arasındaki 20 gün için asgari ücret üzerinden 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre 867,40 TL maddi tazminat hesaplanmış, bu maddi tazminatın da davacının ihraç olduğu 29.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının gözaltında ve tutuklukta kaldığı toplam süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, duyduğu üzüntü ve elem dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 15.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı …, beraat ettiği ceza yargılamasında kendisini vekille temsil ettirdiğini iddia ederek 5.000,00 TL vekalet ücretinin tazmini talep edilmiş ise de; mahkemece vekâlet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunu sunması için davacı vekiline kesin süre verilmesine rağmen serbest meslek makbuzunu sunmaması, davacı vekilinin serbest meslek makbuzu kesmediklerini beyan etmesi, ceza yargılamasını yapan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin cevap yazısında davacının vekâletli müdafisinin bulunmadığının, zorunlu müdafinin bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle davacının talebini ispatlayamadığı anlaşıldığından vekâlet ücretine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı … tarafından ceza evinde yapılan masrafların, ailesinin yaptığı masrafların ve kredi borcunun tazmini talep edilmiş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 29.04.2013 tarih 2013/587 Esas 2013/1486 Karar sayılı İçtihatında da ifade edildiği üzere; “Ceza evinde yapılan kişisel harcamalar maddi tazminat olarak istenemez,” yine Yargıtay 12 Ceza Dairesi’nin 18.02.2013 tarih 2012/28800 Esas 2013/3597 Karar sayılı İçtihatında da ifade edildiği üzere; “davacının tutuklu kaldığı süre içerisinde kendisini ziyarete gelen yakınlarının geliş ve gidişleri sırasında yapmış oldukları harcamalar maddi tazminat kapsamına dahil edilemez” yönündeki kararları da göz önüne alınarak cezaevindeki harcamaların ve banka kredi borcuna ilişkin taleplerin maddi tazminat kapsamına dahil edilememesi nedeniyle davacının bu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın eksik belirlendiği gerekçesi ile manevi tazminatın 7.500,00 TL ye yükseltilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/326 Esas, 2017/258 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.08.2016-17.08.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, 23.08.2016-18.11.2016 tarihleri arasında 87 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 14.12.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
1.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Avukatlık Ücretinin, Cezaevi Giderlerinin, Ulaşım Giderlerinin ve Ödeyemediği Kredi Borcunun Maddi Tazminat Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Davacının cezaevi giderleri, ulaşım giderleri ve ödeyemediği kredi borçlarının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu giderlere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Davacının İhraç Olması Nedeniyle Maaşının Tamamının Maddi Tazminat Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacı ihraç olduğu için maaşının tamamının ödenmesini talep etmiş ise de davacının 29.10.2016 tarih 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği, bu kararın idari işlem niteliğinde olduğu, idari yargıda dava konusu olabileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Davacının Niteliksiz Eleman Gibi Değerlendirilerek Asgari Ücretten Hesap Yapılmasının Kanuna Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak tespit edilen miktarın maddi zarar olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2018/2559 Esas, 2018/2897 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.