YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13549
KARAR NO : 2023/3067
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Köy Tüzel Kişiliğine Ait veya Köylünün Ortak Yararlanmasındaki Taşınmazlara Tecavüz
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.10.2015 tarihli iddianamesi ile köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli, 2015/997 Esas, 2015/1348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, suçun sabit olduğuna ilişkindir.
2.Suçtan zarar gören Haliliye Belediyesi vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme üzerine karar verildiğine, duruşmalara katılma hakkının tanınmadığına ilişkindir.
3.Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteği, duruşmalara katılma hakkının tanınmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, …’in … Mah. … sokakta bulunan 526 parselde bulunan mera arazisine sanığın ekim yaparak tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi ve suçtan zarar gören Haliliye Belediyesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettikleri anlaşıldığından, anılan Kurumların 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.6360 sayılı Kanun’un 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması karşısında, sanığın suç tarihinde ve öncesinde köylünün ortak kullanımında meraya tecavüz ettiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Maliye Hazinesi ve Haliliye Belediyesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi, nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, usulüne uygun biçimde savunması alınmadan ve delil değerlendirmesi de yapılarak sanık hakkında yazılı şekilde tensiple beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Anayasa Mahkemesi’nin, 02/08/2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21/04/2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun’un 250 inci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli, 2015/997 Esas, 2015/1348 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının, suçtan zarar gören Haliliye Belediyesi vekili ve suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.