YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1914
KARAR NO : 2006/4952
KARAR TARİHİ : 13.04.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/11/1993 tarih ve 1992/14726- 9662 sayılı bozma kararında özetle; Bağlayıcı nitelikte olmasa da, dosyada mevcut Bakanlık görüşünde ileri sürülen yönlerin karara dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda karşılanmadığı, raporun keşif günündeki bulgulara göre düzenlenmiş olduğu, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, öncelikle yönetimden kesinleşmiş orman kadastrosu bulunup bulunmadığının sorulması, kesinleşmiş orman kadastrosu var ise tahdit tutanak ve haritalarının uygulanarak, yok ise en eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu … Köyü 764, 852 ve 858 sayılı parsellerin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli … köyü 764 parsel sayılı 22800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şubat 1935 tarih ve 88 sıra numaralı tapu kaydı ve 14 yazım numaralı vergi kaydıyla, 852 parsel sayılı 737 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve 859 parsel sayılı 687 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiş, … taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetiminin davasının reddine ilişkin Mahkemenin 20.05.1985 tarih ve 1979/85-86 sayılı kararı … tarafından temyiz edilmiş, Dairece yukarıda anlatılan nedenle bozulmuştur.
Çekişmeli 764 parsel sayılı taşınmaza uygulanan Şubat 1935 tarih ve 88 sıra numaralı 4596 m2 yüzölçümündeki Doğuyu; …, Batıyı; …, Kuzeyi; … ve Güneyi; … Okuyan tapu kaydı ve 14 yazım numaralı 4000 m2 yüzölçümündeki sınırları …, …, … Okuyan vergi kaydı mübadil İbil oğlu … ve ailesine tevzii edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, rapora eklenen memleket haritası fotokopisinde çekişmeli 852 ve 859 sayılı parseller, kadastro tesbit krokisindeki bir birlerine göre konumları ile bağdaşmayacak şekilde işaretlenmiş, 764 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği ve yüzölçümünden fazlaya uygulandığı halde, kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı üzerinde durulmamış, dava 859 sayılı parsele ilişkin olduğu ve bu parsel için yargılama yapıldığı halde, dava konusu olmayan 858 sayılı parsele ilişkin hüküm kurulmuştur.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin … mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler … mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile … mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar … mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında … orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; … yapısı, çevresi, bitki örtüsü, taşınmazlar üzerindeki ağaçların sayısı, dağılımı, kapalılık, hakim ağaç türü incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, ayrı renklerle işaretli ve bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli 764 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı ve vergi kaydı, yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla yöntemince uygulanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, tapu kaydı ile vergi kaydının miktarı ve sınırları arasındaki farklılığın nedenleri üzerinde durulmalı, tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanmalı, … elemanı bilirkişiye uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın yüzlerce metre uzağında tarif edilen sınırlar ile çekişmeli taşınmazı kapsamayacağı gözetilmeli, tapu kaydının uymadığı belirlenirse, çekişmeli 764 sayılı parselin komşuları davalı olduğundan bu parsellerin hükmen orman olup olmadığı, bu haliyle orman içi açıklığı olup olmadığı tartışılmalı, tapu kaydının taşınmaza uyduğu belirlenecek olur ise orman içinde kalan sınırları itibariyle genişletilmeye elverişli sınır içerdiğinden, 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, kaydın yüzölçümü ile geçerli kapsamı orman değil ise kayıt fazlasının sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran yönetime iadesine 13.04.2006 günü oybirliği ile karar verildi.