Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17676 E. 2009/19978 K. 30.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17676
KARAR NO : 2009/19978
KARAR TARİHİ : 30.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve mera tahsis kararının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine ve Ktk. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Orman Yönetimi 01.08.2006 tarihli dilekçesiyle, Bergama Çıtköy 208 sayılı parselin genel kadastroda mera olarak tesbit görüp işlemin kesinleştiğini, … Teknik Ekibince mera olarak belirlemesinin yapılması ve ilan edilmesi üzerine taşınmazın yörede 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğu savıyla itiraz ettiklerini, İl … Komisyonunun 02.04.2004 gün ve 231 sayılı itirazlarının reddine ilişkin kararının 27.05.2004 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, taşınmazın 5 hektarlık bölümünde 40-100 yaşlarında kızılçam meşçeresi bulunduğunu, şu anda orman deposu olarak kullanıldığını, üzerinde kendilerine ait iki adet toplu koruma, iki adet depo memuru ve bekçi binası bulunduğunu, devlet ormanlarının mera olarak tescil edilemeyeceğini, Çıtköy 208 sayılı parselin mera tahsis karanını iptalin ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve Köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptal tescil ve mera tahsis kararının iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman tahditi 1943 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Çitköy köyünde 1956 yılında yapılan genel kadastroda Taşlık mevkii 208 parsel sayılı 82000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, mera niteliğiyle … adına tesbiti 05.09.1956 ilâ 05.10.1956 tarihleri arasında ilen edilerek kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilmiştir. Orman Yönetimi tarafından davalı sıfatıyla Hazien Tapu Sicil Müdürlüğü ve Köy Tüzel Kişiliği el komşu parsel malikleri aleyhine açılan yüzölçümünün düzeltilmesi davasının kabulü ile Çit köyü 208 sayılı parselin tapuda 82000 m2 olan yüzölçümünün 82457,21 m2 olarak düzeltilmesine ilişkin Bergama 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.04.2008 ün ve 2006/379-99 sayılı kararı temyiz edilmeden 18.07.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritasının, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla çekişmeli parselin krokisinde (A), (B, (C), (D) ve ( E ) ile gösterilen bölümlerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakılan ve orman sayılan yerlerden olduğu, aynı bilirkişi krokisinde (F), (G), (H), (I) ve (K) ile gösterilen diğer bölümlerinin ise orman sınırlrı dışında oldu, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılmayan, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre ve 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğu, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlan yerlerden olmadığı belirlenip,
03 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 Sayılı … Yasasının 13/5. maddesi ile “komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılabileceği” hükümlerini getirildiği, aynı Yasanın 21. maddesinde “tahsis kararında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tesbitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği” nin öngörüldüğü, 4342 Sayılı … Yasası hükümlerine göre, mera, yaylak ve kışlakların tesbit ve tahdit (sınırlandırma) işlemleri yasal yollardan geçip kesinleşmedikçe, mera komisyonları tarafından tahsis kararı verilemeyeceği, mera komisyonunun verdiği tahsis kararların valilik onayı ile yürürlüğe gireceği ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edileceği, dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen TAHSİS KARARLARINDAN sonra 30 günlük ve 5 yıllık sürelerden söz edilebileceği, somut olayda, … Teknik Ekibinin sınırlandırma kararının 31.03.2004 den 30.04.2004 tarihine kadar ilan edilmesinden sonra Orman Yönetimine süresinde teknik ekibin çalışmasına itiraz ettiği, mera komisyonunca itirazın red edildiği ve redde ilişkin komisyon kararının tebliğinden sonra Orman Yönetimi tarafından bu davanın açıldığı, bu işlemlerden sonrada henüz bir TAHSİS ilanının yapılmadığı, yasada öngörülen hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki; iddianın ileri sürülüş biçimine göre de yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parsellerin orman savına dayalı tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkin olduğu, bu tür davaların bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabileceği, çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapıldığından, bu tür yerlerde sadece orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritaların uyulanması yoluyla taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenemeyeceği, bu tür yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının 3116, 4785, 5658 ve 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümleneceği,
Dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (A), (B), (C), (D) ve (E) ile gösterilen bölümlerinin 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz bu bölümlerinin daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, bu bölümlerin baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek bu bölümlerin tapu kaydın iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetimi ile davalılar Hazine ve Köy tüzelkişiliğinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı … Yönetimi ve davalı köy tüzelkişiliğine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 30.12.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.