YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17607
KARAR NO : 2009/20001
KARAR TARİHİ : 30.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve … …, 15.05.2006 tarihli dilekçeleriyle sınırlarını bildirdiği Kevşirler köyünde bulunan 2450 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, genel kadastroda tapulama dışı bırakıldığını, müşterek murislerinden kendilerine kaldığını ve taksim ile kendilerine geçtiğini, murislerinin 1960 yılında bu yere … ağaçları diktiklerini, 1971 yılında araziyi telle çevirdiklerini, yararlarına eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, adlarına tapuya tescilini istemişlerdir.
Çekişmeli taşınmazın mera vasfında olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini, davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece gerçek kişilerin davasının REDDİNE, Hazinenin tescil isteminin KABULÜNE, … Döşemealtı İlçesi Kevşirler köyünde bulunan … bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokide (A) ile gösterilen 2032 m2 yüzölçümündeki taşınmazın mera niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1982 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 5 numaralı ekip tarafından yapılıp, 23.09.1982 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında 5 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp 18.08.19988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 14.11.1956-14.12.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.Bu çalışmada çekişmeli yer paftasında Pürenli Tepeler olarak yazılmak suretiyle tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi, ziraat uzmanı bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın 1943 yılındaki orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, daha sonraki işlemlerde durumunun değişmediği, 1956 arazi kadastrosunda Pürenli … olarak mera niteliğiyle tapulama dışı bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünce bildirildiği, keşfe katılan yerel bilirkişilerin de buranın öncesinde mera iken, 1970 yıında davacıların murisi … tarafından … ağaçları dikilmek suretiyle zeytinlik haline getirildiğinin söylendiği, her ne kadar mera teknik ekibince çizilen krokisinde 253000 m2 lik mera dışında bırakılmışsa da, Pürenli Tepenin köy tüzel kişiliğince mera olarak tahsisinin istenmesi ve mera tahsisi çalışmalarının halen devam etmesi ve mera belirleme çalışmalarının halen kesinleşmemesi nedeniyle, bu haritaya değer verilemeyeceği, taşınmazın Doğudaki mera alanları ile bütünlük içinde olması ve yerel bilirkişi beyanları ile bir arada gözetildiğinde, davacı tanıklarının beyanlarına yine değer verilemeyeceği gibi, … dikmek suretiyle zilyet edilmesinin hukuken imar ihya sayılmayacağı ve mera arazisinde zilyetliği hukuken değer verilemeyeceği gözetilerek. Gerçek kişilerin tescil davasının reddine ve Hazinenin isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince meraların tescile tabi olmadığı, ancak sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilebileceği özetilmeden mera niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline hükmedilmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının yer alan 2. bendin hükümden çıkartılarak bunun yerine 2. bend olarak “2-Maliye Hazinesi’nin isteminin kabulüne,” cümlesinin yazılmasına, 3. bendinde yer alan “mera vasfıyla Maliye Hazinesi adına kayıt ve TESCİLİNE.” Cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine “… malı mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.