YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5957
KARAR NO : 2023/3090
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (f) bendi, 62. maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteminde bir neden bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay Sanık …’un olay esnasında 14 yaşında olan mağdure …’ı hileli davranışlar ile hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdure … ifadesinde özetle, amcası …’ın arkadaşı olan sanık …’ın olay gecesi kendisini sokakta gördüğünü, ”amcan bizde oturuyor, seni çağırıyor”, ”ailenin haberi var” şeklindeki sözleri ile arabasına alarak hareket halindeki arabanın içinde alıkoyduğunu, mağdureye ”seni seviyorum, bana güven” şeklinde sözler söylediğini, yolda hareket halindeyken babası ve amcasının kendilerini gördüğünü, mağdurenin amcası ve babasının sanığı takip ettikten bir süre sonra yakalaması üzerine kendisini araçtan aldığını beyan ettiği,
3. Mağdurenin Amcası … ve babası …’in ifadelerinde özetle olay gecesi mağdureyi aramaya çıktıklarını, sokakta sanık …’ı gördüklerinde mağdurenin nerede olduğunu sormak için yanına gittiklerini, sanığın kendilerini görünce kaçtığını, durumdan şüphelendiklerini için sanığı takip ederek bir iki sokak sonra yakalandıklarını ve mağdureyi araçtan aldıklarını beyan ettikleri,
4. Sanık …’ın mağdurenin tamamen kendi rızası ile araca bindiğini, kendisine seni seviyorum demediğini, babası ve amcasını yolda görünce de hemen durduğunu beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular dikkate alındığında, dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, on beş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibarı ile üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığı anlaşılmakla, mağdurenin olayın sıcağı sıcağına verdiği samimi beyanları değerlendirildiğinde, sanık …’ın 5237 sayılı kanunun 109. maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca hile kullanarak cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/78 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararına yönelik hükmün 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.