Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16754 E. 2007/16051 K. 10.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16754
KARAR NO : 2007/16051
KARAR TARİHİ : 10.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar, 16/02/1999 tarihli dava dilekçelerinde, ….., Köyü 648 parsel sayılı taşınmazın … bilirkişi krokisinde (A)=21000 m2’lik bölümünün adına tapuda kayıtlı ve zilyedliğinde olduğunu, 1947 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahditte, tahdit dışında olmasına karşın yörede 1995 yılında yapılan ve 11/12/1996 tarihinde ilan edilen ablikasyon ve 2/B uygulaması sırasında, öncesi orman olmayan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını, 648 parsel numaralı taşınmazın 21000 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. … Genel Müdürlüğü taşınmazın vakıf yeri olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, tapu kaydının iptaline ve … bilirkişi krokisinde A=20600 m2’lik bölümünün 36 hisse itibariyle 21/36 payının … Genel Müdürlüğü, 15/36 payının 5’… pay itibariyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına dayalı 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1) Çekişmeli taşınmazın 23/11/1979 tarihinde tapuya tescil edilen 648 numaralı orman parselinin bir parçası olduğu, davacıların dayandığı tapu ve vergi kayıtları taşınmaza uymadığı gibi, 3402 Sayılı Yasanın 12 /3. maddesi ve 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler geçtiğinden ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyizine gelince; Çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre, 1947 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içine alınarak ….., Bucağı Çataldağ Devlet Ormanı olarak tapuya tescil edilmesi nedeniyle 1978 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz ve etrafının o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Tapulama Yasasının 46/3. maddesi gereğince 648 parsel numarası verilerek tapu kütüğüne aktarılan ve 23/11/1979 tarihinde tescil edilen orman parselinin bir bölümü olduğu, 11/12/1996 tarihinde 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu dava konusu yerin orman sınırları dışında bırakılması nedeniyle davacılar tarafından değirmen nitelikli 919 m2 yüzölçümlü K.Sani 1296 tarih 1 numaralı ve …, …, orman ve … sınırlı tapuya, 1937 tarih 457 ve 507 tahrir numaralı vergi kayıtlarına dayanılarak temyize konu tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının açıldığı ve mahkemece, 08/06/2001 tarihli raporda (A) ile işaretli 20600 m2’lik bölüm yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 1947 yılında kesinleşen orman kadastro ve haritaları uygulanmayıp, sadece ablikasyon haritası uygulanarak hüküm kurulmuştur. Ablikasyonla orman kadastro sınırlarının değiştirilemiyeceği bir yana, çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu 648 numaralı orman parseli 23/11/1979 tarihinde tapuya tescil edildiğine göre, yürürlükten kaldırılan 766 Sayılı Yasanın 31 ve halen yürürlükte bulunan 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddelerinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreyle orman kadastrosuna itirazı öngören 6831 Sayılı Yasanın 11/1 ve 3116 Sayılı Yasanın 7. maddelerinde öngörülen süreler, davanın açıldığı 1999 yılı itibariyle çoktan geçmiştir.
Davacının tutunduğu tapu kaydı Değirmene ait olup değişir sınırları itibariyle, bu yere uyduğu kabul edilemeyeceği gibi, dayanılan 1937 tarih 507 ve 457 tahrir numaralı vergi kayıtlarının da bu yere uyduğu söylenemez. Dayanılan 507 numaralı vergi kaydı, bitişikteki dava dışı 299 parsele uygulanmış ve vergi kaydı miktarından fazla yer, 14850 m2 olarak … …adına tespit ve tescil edilerek 1979 yılında kesinleşmiştir. Davacının bu yeri piknik yeri olarak kullanması da ekonomik amacına uygun bir zilyetlik olarak kabul edilemeyeceğinden bu tür kullanım davacıya yasal bir hak sağlamaz.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin davacı gerçek kişiler ve katılan … İdaresinin davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerinin temyiz itirazlarının reddiyle aleyhlerine kurulan hüküm ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
2) 2. bendde açıklanan nedenelerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tescile karar verilen bölüm yönünden BOZULMASINA 10/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.