YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1217
KARAR NO : 2008/5748
KARAR TARİHİ : 10.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 31.08.2001 tarihli dilekçesiyle, tapuda Hazine adına kayıtlı … köyü 1293 ve 1297 sayılı parsellerin kadastroda Hazine adına tesbitinin kesinleştiği, taşınmazların 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla ilgisinin kesildiğini, kültür alanı olduğu, üzerinde … ağaçları ve seralarının bulunduğu, bu parsellerin Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının iptalini ve aralarında kalan taşınmazla birlikte adına tescilini istemiştir. Hazine 22.03.2005 tarihli dilekçesiyle çekişmeli taşınmazlardan … bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerin orman niteliğiyle, (C) ve (D) ile gösterilen bölümlerin ise 6831 Sayılı Ycasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli 1293 sayılı parselin … bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 1297 sayılı parselin ise … bilirkişi krokisinde (D) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın sabit olmadığından REDDİNE, … bilirkişi krokisinde (F) ile gösterilen ve yanı köy 91 sayılı parsel içindeki bölüme ilişkin davanın hukuki yarar bulunmadığından ve husumetten, … Bilirkişi krokisinde (G) ile gösterilen ve 92 sayılı parselde kalan bölüme ilişkin davanın husumetten REDDİNE, … bilirkişi krokisinde (A), (B) ve (E) ile gösterilen bölümlere ilişkin dava tescil davası niteliğinde olduğundan bu bölüme ilişkin davanın ayrılmasına karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal ve tescile ve Medeni Yasanın 713. madde hükmüne göre tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır
1. Çekişmeli taşınmazın … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli rapor ve eki olan krokide (F) ile gösterilen 416 m2 yüzölçümündeki bölümün tapuda davacı … adına kayıtlı … Köyü 91 sayılı kadastro parseli içinde, aynı krokide (G) ile gösterilen 98 m2 yüzölçümündeki bölümün ise … … ve arkadaşları adına kayıtlı aynı köy 92 sayılı kadastro parseli içinde kaldığı, davacının kendi adına kayıtlı 91 sayılı parsel için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, … … ve paydaşları adına kayıtlı 92 sayılı parsel için de davalı sıfatı bulunmayan Hazine aleyhine dava açılamayacağı, davanın genişletilmesi yasağı nedeniyle 92 sayılı parselin tapudaki maliklerinin davaya dahil edilemeyeceği gözetilerek bu bölümler için açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
2. Çekişmeli taşınmazlardan … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli rapor ve eki olan krokide ( C ) ile gösterilen 147 m2 bölümün tapuda 1298 parsel sayısıyla, (D) ile gösterilen 2263 m2 yüzölçümündeki bölümün ise 1297 parsel sayısı ile tapuda Hazine adına kayıtlı olduğu, bu bölümlerin 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken 02.04.1982 tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacı tarafın tutunduğu dava dışı … Köyü 91 ve 92 sayılı parsellere uygulandığı anlaşılan T.Sani 1308 Y. Tarih 587 numaralı
-2- 2008/1217 – 5748
sicilden gelen Nisan 1981 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydının sadece batısındaki Kabristan sınırının yerel bilirkişi tarafından bilindiği diğer sınırlarının bilinemediği, bu haliyle tapu kaydının bu bölümleri kapsadığının söylenemeyeceğinden, tapu sahipleri adına çıkmış kabul edilemeyeceği gözetilerek, bu bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
3. Davacı gerçek kişinin diğer temyiz itirazlarına gelince; kesinleşmiş orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B Madde uygulamalarına ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli rapor ve eki olan krokide (A) ile gösterilen 8786 m2 ve (B) ile gösterilen 5749 m2 yüzölçümündeki bölümlerin 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha sonra yapılan 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Madde ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B Madde uygulamalarına konu edilmediği, aynı krokide (E) ile gösterilen 4612 m2 yüzölçümündeki bölümün ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiştir. Mahkemece bu bölümlerin tapuda kayıtlı olmadığı, tapulama dışı bırakıldığı ve Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince Tescil davasına konu edildiği, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince açılan tescil davası ile genel hükümlere göre açılan tapu iptal tescil davalarının yargılama usullerinin farklı olduğu gerekçesiyle bu bölümlere ilişkin davanın ayrılarak başka bir esasa kayıt edilmesine karar verilmiştir. Ne var ki; Medeni Yasanın 713. maddesi, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tescili istemiyle açılan davalar için bazı özel usul hükümleri getirmişse de, genel yargılama usulü hükümlerine göre tapu iptal tescil istemiyle açılan davalar ile Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince tapusuz yerler için açılacak tescil davalarının bir arada görülemeyeceğine ilişkin özel bir usul kuralı öngörmemiştir. Tapuda kayıtlı olan taşınmaz bölümleri için tescil istemiyle açılan dava aynı zamanda tapu iptal istemi de içerdiğine, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz bölümleri ile tapuda kayıtlı olan taşınmaz bölümleri için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanıldığına, dava nedeni ortak olduğuna, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğuna göre, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz bölümleri için açılan dava hakkında toplanan delillere göre esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, bu bölümlere ilişkin davanın ayrılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin Çekişmeli taşınmazın … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli rapor ve eki olan krokide (F) bölümüne ilişkin temyiz dilekçesinin ve (G) ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli rapor ve eki olan krokide (C) ve (D) ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Yukarıda üçüncü bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile … Bilirkişi … tarafından düzenlenen 12.01.2005 tarihli rapor ve eki olan krokide (A), (B) ve (E) ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle bu bölümlere ilişkin ayırma hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine 10.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.