YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7258
KARAR NO : 2023/1271
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleştirilen dava önalım hakkına dayanan tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili, davacının paydaşı olduğu Antalya ili, Serik ilçesi, 103 ada 26 parsel sayılı taşınmazda dava dışı Ayşe tarafından davalıya yapılan pay satışı ile ilgili önalım hakkı kullanmak istediklerini belirterek tapuda davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili, asıl davanın konusu olan pay ile ilgili önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı asıl ve birleştirilen davaya verdiği cevaplarda davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı … ile birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14 Hukuk Dairesi 25.03.2021 tarih ve 2021/1133 Esas 2021/2160 Karar sayılı ilamında;
Asıl ve birleştirilen dava dosyada davacı ile davalının baba – oğul olmasının önalım hakkının kullanılmasına engel teşkil etmediğinden, hakkın kötüye kullanıldığına ilişkin yasaya uygun bulunmayan gerekçe ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl dava ve birleştirilen dava yönünden davacıların önalım haklarını kullanmalarında yasal bir engelin bulunmadığı, süresinde eldeki davaların açıldığı anlaşılarak asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı kabulüne ve davalı adına kayıtlı hissenin davacılar adına eşit oranda tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı temyiz dilekçesinde; birleştirilen davada davacı talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
2. Birleştirilen davada davacı temyiz dilekçesinde; asıl dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732, 733,734 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.