YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4481
KARAR NO : 2023/3110
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.01.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarihli ve 2020/15949 Esas, 2021/6587 Karar sayılı kararı ile ” Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda sanık hakkında 5271 sayılı kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
4. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesi önce sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar vererek yaptığı yargılama sonucu, tutuklu ve hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteminde bir sebep bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında denetimlik serbestlik kararı verilerek cezaevinden serbest bırakılan hükümlü … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından alınan tedbirlere uymamış, kurumun ihparı ile Bursa 1. İnfaz Hakimliği tarafından hakkında 08.10.2015 tarihinde kapalıya iade kararı verilmiştir. Bu karar sanığın adresine 28.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığına firar suçundan soruşturma yapılması için suç duyurusunda bulunulmuştur.
2. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, hükümlüye hakkında kapalı cezaevine iade kararının verildiğini, tebliğinden itibaren iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmemesi halinde hakkında firar hükümlerinin uygulanacağı ihtarını içeren 20.11.2015 tarihli tebligat evrakını, kolluk vasıtasıyla tebliği için ilgilinin bildirdiği adrese göndermiş, şahsın evde olmaması üzerine babasına bu tebligat bırakılmıştır. Bu bildirime ilişkin tutanak 08.12.2015 tarihinde polis memurları tarafından hazırlanmıştır.
3. Sanık savunmasında denetimli serbestlik kurallarına uymadığını, Tatvan’a gittiğini ancak suç işleme kastı ile hareket etmediğini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE:
Suç tarihi 10.12.2015 olmasına karşın, 2015 olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığa teslim olması gerektiğine ilişkin ihtarlı tebliğin adresine kolluk tarafından bırakıldığına ilişkin 08.12.2015 tarihli tutanak karşısında, sanığın kastının olmadığına ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından
gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak; uygulama maddesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrasının olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,” hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/659 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1 inci fıkrasında yer alan “… 5237 sayılı TCK’ nun 292/1 maddesi…” ibaresinden önce gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası delaleti ile ” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.