YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2180
KARAR NO : 2008/5753
KARAR TARİHİ : 10.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi, Hazine, Toplu Konut İdaresi (Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün ardılı olarak), … ve S.S…. Konut Yapı Kooperatifi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.10.2004 gün ve 2003/3221-11048 sayılı bozma kararında özetle: “S.S…. Yapı Kooperatifinin temyiz dilekçesi süreden ret edilmiş, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile … ve arkadaşlarının orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilen 359 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları red edilip, Orman Yönetimi ve Hazinenin 359 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları kabul edilerek, 359 sayılı parselin, yörede 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğu, 1977 yılında ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına konu edilmediği, bu işlemde de orman sınırları içinde aplike edildiği, davanın devamı sırasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp, 05.04.1990 tarihinde ilan edilen, ancak dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında bir bölümünün XXXVII nolu 2/B madde poligonu olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, ancak, hakkında 1990 yılında 2/B madde uygulaması yapılan bu bölümün 1982 yılında irtifak sözleşmesine konu olduğu, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan bu bölüm, tesbit tutanağının düzenlendiği tarihte orman niteliğinde olduğu gibi, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. fıkrasının “…izin ve irtifak … tesis edilen ormanlık alanlar bu niteliğinin devamı süresince orman rejimi dışına çıkartılamaz” hükmü karşısında o yerde yapılan 2/B madde uygulaması yok hükmünde olup hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, diğer taraftan 359 sayılı parselin 18.08.1981 tarihinde 202.144 m2 yüzölçümüyle tesbit tutanağı düzenlenen 350 sayılı parselden 11.10.1982 tarihli komisyon kararıyla, 31.096 m2 yüzölçümündeki bölümün ifraz edilip, 359 parsel sayısıyla … Devlet Ormanı ismiyle tesciline karar verildiği, 359 sayılı parsel hakkında S.S. … Yapı Kooperatifi tarafından açılan davanın bu dava ile birleştirildiği, ifrazdan önce 350 sayılı parselin tesbit sırasında belirlenen yüzölçümünün 202.144 m2 olduğu, Komisyon kararı ile ifraz edilen 158.352 m2’lik bölüme yine 350 parsel numarası verildiği, 31.096 m2’lik bölüme de 359 parsel numarası verildiği, 350 ve 359 sayılı ifraz parselleri arasında kalan 12.696 m2’lik … bölümü kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı halde, anlaşılamayan bir nedenle … yatağı olarak paftasında gösterilip, sonra da bu … yatağı olan yere 377 parsel numarası verildiği, 31.096 m2 yüzölçümündeki 359 sayılı ifraz parselinin kadastro mahkemesinde davası devam etmekte iken 366, 367, 374, 1588, 1589 ve 1590 sayılı parsellere ayrıldığı,, daha sonra da bu parsellerden bir kısmının imar uygulamasına tabi tutularak 111 ada 1 numaralı imar parseli olduğu, orman alanları özel mülkiyete konu olan taşınmazlar gibi kamulaştırılamayacağı ve imar uygulamasına tabi tutulamayacağı, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan 31.096 m2 yüzölçümündeki 359 sayılı orman parseli hakkında kadastro mahkemesinde mülkiyet davası devam ederken, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce bu yere 17, 18 ve 21 kamulaştırma parsel numaraları vererek kamulaştırılması ve buna bağlı olarak da, daha sonra imar uygulamasına tabi tutulma işlemlerinin yok hükmünde olduğu ve hiç bir yasal sonuç doğurmayacağı, O halde, 359 sayılı parselin kamulaştırma yoluyla ve 2/B madde uygulaması ile yapılan ifraz ve daha sonra bu işlemlere dayanılarak yapılan imar uygulaması ile meydana gelen parsellerin tümünün iptali ile 359 sayılı parselin 11.10.1982 tarihli komisyon kararında belirtilen sınırları ve orada yazılı 31.096 m2 yüzölçümüyle orman niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile bu parselin … Milli Parkı sınırları içinde kaldığı konusunda tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh yazılmasına karar verilmesi, Orman Yönetiminin 359 ve 350 sayılı parseller ile bu parseller arasında bulunan ve kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı anlaşılan, ancak hangi nedenle bu yerden ifraz edildiği anlaşılamayan ve Orman Yönetimi tarafından dava açılmadığı için kesinleşen … bölümünün, önceden olduğu gibi bir bütün haline getirilerek tescilini idari ya da yargı yoluyla her zaman isteyebileceği, Hazine, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü ile … ve arkadaşlarının 338 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden; Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında 338 sayılı parselin 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı; bu nedenle, dayanak Temmuz 1322 tarih 8 sayılı sicilden gelen Şubat 1328 tarih 176 numaralı 73520 m2 yüzölçümündeki tapu kaydına …-… yolu ile … … sınırlarının oluşturduğu açı içinde yüzölçümü ile kapsam belirlenmesi, bu bölümün tapu kayıt malikleri adına “Arsa Ofisince yapılan kamulaştırma da gözönünde tutularak” tapuya tesciline, geriye kalan bölümün de Hazine adına tapuya tescile karar verilmesine işaret edildiği, Mahkemece tapu kaydına belirtilen şekilde kapsam belirlenmediği gibi, Danıştay kararı ile orman rejimi dışına çıkartılan ve … Kadastro Mahkemesinin 1984/1170 –1988/158 sayılı kesinleşen kararıyla, aynı tapu kaydına dayanılarak … ve arkadaşları tarafından Orman Yönetimi aleyhine açılan dava sonunda, 355 sayılı orman parseli içindeki 5077 m2’lik yola bitişik bölümün 2. madde sahasında kaldığı kabul edilerek 1594 parsel numarasıyla … adına tesciline karar verildiği, bu kararın infazı sonucu 1594 sayılı parsel 5077 m2 yüzölçümüyle tescil edildiğinden 1594 sayılı parselin yüzölçümünün, tapu kaydının 73.520 m2 olan yüzölçümünden düşülmesi gerektiğinin düşünülmediği, Bu nedenle; bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, Şubat 1328 tarih 176 sayılı tapu kaydına, 338 sayılı parselin batısında bulunan …-… yolu sınırı ile … sınırı değişken olduğundan, 338 sayılı parselin 359 sayılı orman parseli ile olan kuzey sınırı esas alınarak ve yine 1594 sayılı parseli de kapsamına alacak şekilde 73.520 m2 olan yüzölçümü ile kapsamının belirlenmesi, bu alan içinde kalan kamulaştırma parsellerinin gösterilmesi, Arsa Ofisi tarafından yapılan kamulaştırma işlemine, İmar ve İskan Bakanlığının 09.11.1977 tarihli onayıyla başlanıldığına ve 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde çalışmaları da 14.04.1977 tarihinde ilan edilip 14.04.1978 tarihinde kesinleşmesinden sonra Orman Yönetimi tarafından 06.10.1998 tarihinde dava açıldığına ve daha sonra da 18.08.1981 tarihinde yapılan kadastro sırasında 338 sayılı parselin … hanesi, bu dava nedeniyle açık bırakılarak tesbit tutanağı düzenlendiğine ve 338 sayılı parsel hakkındaki mülkiyetle ilgili dava halen devam ettiğine ve ancak bu parsel hakkında verilecek mahkeme kararının kesinleşmesi sonucunda parsel malikleri belli olacağına, mülkiyet konusundaki çekişme mahkemede devam etmekte iken parselin malikleri belli olmadan yapılan tebligatlar kamulaştırma işlemini kesinleştirmeyeceğine, esasen Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün kamulaştırma işlemini tapu kaydında … görülen kişi ya da onların mirasçılarını dahi gözönünde bulundurmadan sadece taşınmaza o tarihte zilyet olanları muhatap alarak yaptığına, usulsüz ve henüz mülkiyet sahibi olmayan kişilere yapılan tebligatlar sonucu kamulaştırma işleminin kesinleştiği kabul edilemeyeceğine, yine kesinleşmeyen bu kamulaştırma işlemi esas alınarak halen davaya konu alan ve maliki belli olmayan parsel hakkında yapılan imar uygulaması da kesinleşmeyeceğine, aslında, Anayasanın 169 ve 170. maddeleri ve 2924 Sayılı Yasa nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin nasıl değerlendirileceğini gösterdiğine, Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerler imar uygulamasına tabi tutulamayacağına, zilyetler aleyhine açılan davalar sonucu kamulaştırma bedelleri üzerine tedbir konulup sonuçta, kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi konusunda mahkeme kararları bulunduğuna göre, yasal bir kamulaştırma işleminin ve buna bağlı olarak yasal bir imar uygulama işleminin olmadığı ve yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu, hukuki bir sonuç doğurmayacağı, 7. Hukuk Dairesinin bozma kararı ile de kabul edildiği gibi, paydaşlar arasında geçerli bir paylaşım yapılmadığı, bu konudaki bozma kararına uyulması nedeniyle usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek 73520 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı kapsamında kalacak bölüm yukarıda sözü edilen ilkelere göre belirlendikten sonra ve tapu kaydının geldisi olan Şubat 1328 tarih 176 numaralı kayıt da 1336 yılında ölen … … oğlu …’in 3/40 (5514/73520) payı bulunduğu, bu payın … ve … tarafından diğer payların Şubat 1950 tarih 151 numarada satın alındığı tarihten beri çekişmesiz aralıksız … gibi davanın açıldığı 1978 yılına kadar kullanıldığı, bu payın kendilerine ait olduğu iddiası ile davaya katılan … Durdaş mirasçılarının … ve …’a verilmesi koşuluyla haklarından feragat ettikleri düşünülerek tapu kaydı kapsamında kalan bölüme ayrı bir parsel numarası verilerek, tapu malikleri ya da mirasçıları adlarına payları oranında tescil edilmesi, ayrıca 20.03.1981 tarihli tapu bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporun kısmen hatalı olduğu, Davacı … ve arkadaşlarının dayandıkları Şubat 1328 tarih 176 numaralı tapu Moralı … … oğlu, … … … adına kayıtlı iken, … …’nin 1332 yılında ölümüyle eşi … ve bundan olma çocukları …, …, …, …, …, …, …, … …, … kaldığından bahisle intikal ettirip … ve …’a satılmışsa da sonradan … …’nin kendisinden sonra 1336 yılında bekar ölen oğlu …’in bulunduğunun anlaşıldığı, … … karısı …’nın 10/40 payı … …’nin çocukları …, …, …, …, … ve …’in 3/40’ardan 18/40 pay ki, toplam 28/40 payı satış yoluyla ve yarı yarıya Şubat 1950 tarih 151 numarada davalı … ve …’da toplandığı, her ne kadar … yok farz edilerek 36 pay üzerinden hesap yapılıp, … eşi …’nın 9/36 payı var sayılarak işlem yapılmışsa da, aslında …’nın 10/40 payı bulunduğu ve tamamının bu tarihte … ve …’a geçtiği, … …’nin çocukları … … … ve … …’in 3/40’ardan 6/40 paylarını Haziran 1957 tarih 11 numarada davalı …’a sattıkları, … … oğlu …’nin 3/40 payının da yine … 1970 tarih 34 numarada …’a satıldığı, sonuç olarak 14/40 payın …, 14/40 pay …, 9/40 pay …’da toplanmıştır. 3/40 pay ise, 1336 yılında ölen … … oğlu … payı olarak Şubat 1328 tarih 176 numarada durduğu, Aralık 1974 tarih 4 numarada …’ın 8000/73520 payı, Aralık 1974 tarih 5 numarada …’ın 8000/73520 payı, Aralık 1977 tarih 7 numarada …’ın 8000/73520 payının davacı ve davalı Kooperatife satıldığı, kooperatifin tapu kaydında toplam 24000/73520 payının bulunduğu, …’ın 16813/73520 tapudaki payı 919/73520 pay … … eşi …’dan Şubat 1950 tarih 151 numarada satın aldığı halde, yanlışlıkla üzerinde görülmeyen pay ve yine 1838/73520 pay … … oğlu …’in 3/40 (5514/73520) payından mirasçıların lehine feragat etmeleri nedeniyle kazandığı pay ki, toplam 19570/73520 payı bulunduğu, …’ın ise yine aynı hesapla 19570/73520 payı bulunduğu, …’ın 8542/73520 payın tapuda üzerinde kayıtlı olduğu, … … oğlu … mirasçılarının lehine feragatı nedeniyle eklenmesi gereken pay 1838/75520 pay ki, toplam 10380/73520 payı bulunduğu, Mahkemece bu paylar gözönünde bulundurularak, tapu kapsamında kalan taşınmaz bölümünün bunlar adına tescili ile davanın devamı sırasında yapılan ve kesinleşmeyen kamulaştırma ve imar uygulama işlemlerinin iptalinin gerekeceği, 338 sayılı parselin geriye kalan bölümü ise, yine bozma kararında oluşan usuli kazanılmış hak göz önünde bulundurulmak suretiyle ve yukarıda açıklandığı gibi, ancak özel ve tüzel kişilere ait taşınmazlar kamulaştırılabileceğinden, kamu ile çekişmeli olan ya da kamu malları her nasılsa kamulaştırma işlemine tabi tutulması ya da davanın devamı sırasında yapılan imar uygulaması ve ifraz işlemleri yok hükmünde olacağından, 338 sayılı parselin beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2. madde sahası olduğu” yazılarak ifraz, imar ve kamulaştırma işlemleri nazara alınmadan ve bu işlemlerin tümü iptal edilerek kalan bölümün ilk kadastro çapındaki sınırlar itibariyle kesin yüzölçümü de tespit ettirilerek 338 parsel numarası ile Hazine adına tesciline karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın KISMEN KABULÜNE, 359 sayılı parsel içinde bulunan 374, 366, 367, 1588, 1589, 1590 sayılı parsellerle ilgili Kamulaştırma kararının, tevhit ve ifrazların iptaliyle ana parsel olarak 359 sayılı parselin kamulaştırma yoluyla ve 2/B uygulaması ile yapılan ifraz ve daha sonra 11 ada 1 ve 12 ada 2 sayılı parsellerdeki imar uygulaması ile meydana gelen parsellerin tümünün iptali ile 359 sayılı parselin 11.10.1982 tarihli komisyon kararında belirlenen sınırları ve yüzölçümüyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlara bu parselin … Milli park sınırı içinde olduğunun yazılmasına, bu parsele yönelik … ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün davalarının reddine, 338 sayılı parselle ilgili olarak, 338 sayılı parselin 364, 385, 375, 1562 parsellere ifrazının iptaline ve 338 parsele dönüşü ile 355 sayılı orman parseli üzerinde yapılan kamulaştırmayla 338 sayılı parselden kesilen 385 ve 384 nolu parsellerin iptali ile 338 sayılı parselin … Bilirkişi … Baygın tarafından düzenlenen 4.6.2007 tarihli krokide 1594 sayılı parseldeki 5077 m2 bölüm düşülerek (A) ile gösterilen 68443 m2 bölümün tamamı 68443 pay kabul edilerek 14493 payın …, 19570 payın …, 10380 payın …, 24000 payın ise S.S. … Konut Yapı Kooperatifi adına tesciline, krokide (B) ile gösterilen 73792 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tarla niteliğiyle 6831 Sayılı Yasanın 2. madde sahası olduğu yazılarak Hazne adına tesciline Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü”nün (TOKİ) 338 sayılı parsele yönelik davasının REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi, Hazine, Toplu Konut İdaresi (Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün ardılı olarak), … ve S.S…. Konut Yapı Kooperatifi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 14.04.1977 tarihinde ilan edilip 14.04.1978 tarihinde kesinleşen aplikasyon, sınırlama dışı kalmış ormanlarda orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 05.04.1990 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan keşif sonucu uzman bilirkişiler ile harita mühendisi ve … elamanı bilirkişilerin raporlarıyla çekişmeli … Köyü 359 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki Devlet Ormanı, … Köyü 338 sayılı parselin ise 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1978 yılında yapılıp kesinleşen 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, …, …, … ve S.S. … Yapı Kooperatifinin tutunduğu Şubat 1328 tarih ve 176 sıra numuralı sicilden gelen tapu kayıtlarının, ekli 04.06.2007 tarihli rapor ve krokide çekişmeli 338 sayılı parselin (A) ile gösterilen 68443 m2 yüzölçümündeki bölüm ile dava dışı 1594 sayılı 5077 m2 yüzölçümündeki parseli kapsadığı, aynı krokide (B) ile gösterilen 73792 m2 yüzölçümündeki bölümün ise sözü edilen tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışında kaldığı belirlenerek orman sayılan yerlerin kamulaştırılamayacağı, orman sayılana yerler ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde imar uygulaması yapılamayacağı gözetilerek, yukarıda sözü edilen Dairenin bozma kararında değinildiği gibi kamulaştırmaya ve imar uygulamasına dayalı ifrazlar ve tevhitlerin iptaline, … Köyü 359 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine, 338 sayılı parselin tutunulan tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde olduğu belirlenen (A) bölümünün payları oranında tapu malikleri, (B) ile gösterilen bölümün ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, temyiz eden tarafın temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, imar uygulamasıyla 359 sayılı parselden kamulaştırma nedeniyle ifraz edilen parsellerden imar uygulamasında ifraz ve tevhiden oluşan parseller 111 ada 1 ve 112 ada 2 sayılı parseller olduğu halde, hüküm fıkrasının birinci bendinde 111 ada 1 parsel yerine 11 ada 1 parsel ve 112 ada 2 parsel yerine 12 ada 2 parsel yazılması, çekişmeli 338 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümü 68443 m2 yüzölçümlü olduğu, …, …, … ve S.S. … Yapı Kooperatifine toplam payları 68443 olduğu halde, hükmün ikinci bendinde payların … için 14493/73520, … için 19570/73520, … için 10380/73520, Sınırlı Sorumlu … Konut Yapı Kooperatifi içinde 24000/73520 pay olarak adlarına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında 1. bendde yer alan “11 ada 1 parselle 12 ada 2 parseldeki imar uygulaması ile” cümlesi hükümden çıkartılarak, bunun yerine “111 ada 1 parselle 112 ada 2 sayılı parsellerdeki imar uygulamasıyla” cümlesinin hükmün ikinci bendinde yer alan “14494/73520 pay …, 19570/73520 pay …, 10380/73520 pay …, 24000/73520 pay S.S…. Yapı Kooperatifi adına hisseleri oranında kayıt ve tesciline” cümlesi hükümden çıkartılarak, bunun yerine “14493/68443 payın …, 19570/68443 payın …, 10380/68443 pay …, 24000/68443 payın S.S…. Yapı Kooperatifi adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve Toplu Konut İdaresine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 10/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.