YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4475
KARAR NO : 2006/7659
KARAR TARİHİ : 01.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 217 ada 4 Parsel sayılı 965.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, Aralık 1948 tarih 77 sıra numaralı tapu kaydı ile Gökyer ve Semerli Devlet … Ormanı niteliğiyle Hazine adına kayıtlıysa da, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalı gerçek kişinin kullanımında olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazın orman niteliğini yitirmediği, orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp itirazların incelenmesinden sonra 07.01.1982 tarihinde ilan edilerek 07.01.1983 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur..
Çekişmeli parselin tutanağının edinme sütununa, “arazi kadastro tesbitine esas olmak üzere 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı” yazılıp işgal edenlerde beyanlar hanesinde gösterilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. …, taşınmazın orman niteliğini yitirmediğini, iddia ederek Hazineyi ve beyanlar hanesinde isimleri yazılı işgalcileri hasım göstererek orman niteliğinde tescili konusunda dava açmıştır. Mahkemece, resmi belgeler ile orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu orman yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporla, çekişmeli parselin 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirdiğinin belirlendiği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; taşınmazında yer aldığı arazinin genel olarak çok eğimli, taşlık ve … olduğu, toprağın yüzeysel yada ana kayanın ortaya çıktığı, mevcut tarlaların teraslarla oluşturulan dar alanlar olduğu, genelde … tarımı yapıldığı, … ağaçlarının da, kayalarda derine giden çatlaklarda yer bulabildiği açıklandıktan sonra taşınmazın görünümü, humus bulunmaması, … alanları ile bütünlük arz etmesi gibi nedenler gerekçe gösterilerek, 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak yitirdiği ve 2/B madde uygulamasının yerinde olduğu bildirilmişse de; çekişmeli parselin yüzölçümünün … ve etrafının orman alanları ile çevrili eğimi çok fazla, büyük bölümünün … ve taşlık, köy yerleşim alanlarına çok uzak yerlerde ormanın derinliklerinde yer aldığı görülmektedir.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde “bilim ve … bakımından orman niteliğinin kaybında”ki amaç doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybıdır. Yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, erozyona sebep olacak veya önleyecek biçimde teraslama yapması ya da orman bitkilerini kökleyip … yapmaya teşebbüs etmesi “bilim ve … bakımından” nitelik kaybı olmayıp suç oluşturacak eylemlerle nitelik kaybettirmek ve eylemin doğal sonucu olarak da erozyona sebep olmak ve ormanı yok etmektedir.
Anayasanın 169. maddesindeki “devlet ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerine … orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit … ve hayvancılık yapılamaz” ve “ormanlara zarar verecek hiçbir faaliyete ve eyleme müsaade edilemez” hükümleri karşısında yasa koyucunun bu yolun açılmasını amaçladığı düşünülemez. Aksi halde, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribatına ve yok edilmesine izin veriyormuş gibi bir sonuca ulaşılır ki, bunu kabul etmek olanaksızdır. Suç teşkil edecek biçimde zorlama yolu ile ormanın niteliğinin yok edilmesi, yasalarla korunamaz.
Hakim, bilirkişinin görüşü ile bağlı olmayıp, belirlediği teknik bulguları hukuk bilgisi ile serbestçe taktir eder. Yukarıda anlatıldığı gibi çekişmeli taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce nitelik yitirdiği kabul edilemeyeceği gibi, çekişmeli taşınmazın, … bünyesinde çalışan uzmanlarca orman niteliğini yitirmediği yönünde düzenlenen raporlarla belirlenip, orman niteliğiyle tapuya tescili istendiğine, 18.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi taşınmazın niteliğini belirleme konusunda Hazine’ye taktir … vermeyip taşınmazın hali hazır niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini öngörmektedir.
O halde; çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değilse de, davanın taraflarının … ve Hazine olması, yine 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 11/5. maddesi, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfıyla tescil edilir” hükmü getirildiği ve somut olayda henüz 2/B madde uygulamasının kesinleşmediği, parsele zilyet eden kişilerin beyanlar hanesinde gösterilmeyip tutanağın edinme sütununda yazılı olması nedeniyle bu kişilerin davada taraf olmaları gerekmediği, aslında kesinleşmiş orman sınırları içindeki zilyetliğe değer verilemeyeceği, … ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazların mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olması nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2. bendinin kaldırılarak, bunun yerine 2 numaralı bend olarak “Çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 01.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.