YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2861
KARAR NO : 2007/3894
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, … Köyü 103 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 3847 m2 yüzölçümü ile adına tespit edildiğini, ancak 12 dönüm olması gereken taşınmazının 3847 m2 olarak yazıldığını fazlasının orman arazisi içinde bırakıldığını, 103 ada 16 nolu parselin yüzölçümünün 12 dönüme çıkarılarak adına tescilini talep etmiştir.Yörede yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 103 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 3847.40 m2 olarak davacı … adına tespit gördüğü ve davacının dava ettiği kısmın ise 101 ada 7 nolu parsel içinde kaldığı ve 101 ada 7 nolu parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan Hazine adına tespit gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne, 4420,92 m2’lik kısmın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Çekişeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılıp 08.02.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Davacı, dava dilekçesinde Orman Yönetimini ve Kadastro Müdürlüğünü hısım göstererek dava açmış olup, çekişmeli 4420,92 m2’lik kısmın Hazine adına tespit gören 101 ada 7 nolu parsel içinde kaldığı sabittir. Kadastro tespitine itiraz davalarında hısım tespit maliki olup, davanın kadastro tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi gerekir. Davalı olarak gösterilen Orman Yönetimi ve Kadastro müdürlüğünün davada taraf sıfatı yoktur. Bu nedenle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.