YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4944
KARAR NO : 2006/7715
KARAR TARİHİ : 01.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davada … Köyü 478 ve 479 parsel sayılı taşınmazların 5333 m2 ve 19033 m2 yüzölçümünde kendi adlarına tescil edildiğini, ancak, 13/11/1944 tarih 30 nolu 2510 Sayılı Yasa gereğince oluşan tapu kaydının 478 ve 479 parselleri kapsamasına rağmen 38602 m2 yüzölçümünde bulunduğunu ve aradaki 14.236 m2 yüzölçümündeki farkın adlarına tescil edilmediğini belirterek, bu taşınmazın tescili talebi ile dava açmışlardır. Mahkemece, davacıların dayandıkları tapu kaydı değişir sınırlı olduğu, etrafının orman tahdit içindeki ormanlık alan ile çevrili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı, uzman bilirkişi raporlarından davacıların dayandıkları 13/11/1944 tarih 30 nolu tapu kaydının (38602 m2 yüzölçümündeki, 2510 Sayılı Yasa gereğince oluşturulan, Kuzeyi: fundalık ve yol, Doğusu; fundalık, Batısı; Cendere yolu, Güneyi; … yazılı olan) içinde kaldığını belirterek talep ettikleri taşınmazın 523 parsel sayılı 14.054,43 m2 yüzölçümündeki 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan taşınmazın (A) harfli 5219.28 m2’lik bölümünü, tevzi krokisi içinde yer alan ve yine davacıların talep ettikleri taşınmazın orman olarak Hazine adına tapuda kayıtlı olan 59 ada 1 parsele ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca ilk kez 1938 yılında yapılarak 1939 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa döneminde yapılan ve 10/05/1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve aynı yasanın 2.madde uygulaması ve 07/08/1985 tarihinde ilan edilen 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ve yine 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunduğu hususu, Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/12/2003 tarih 1999/1233- 1841 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 28/09/2004 tarih 2004/3635-9360 sayılı bozma ilamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacıların dayandıkları tapu kaydının değişir sınırlı olması, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kalan ormanlık alan ile çevrili olması ve talep edilen taşınmazın bir bölümünün 523 parsel altında Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmaz olduğu ve açılan davanın hukuka uygun olmadığı gerekçeleri ile davanın reddi yolunda kurulan hüküm sonucu itibarı ile doğrudur. Ancak, mahkemenin gerekçesi yetersizdir. Şöyle ki; uzman orman ve … bilirkişilerin davacıların dayandıkları tevzien 2510 Sayılı Yasa gereğince oluşan 13/11/1994 tarih 30 nolu tapu kaydının dayanağı olan tevzii krokisinin kadastro çapı ile çakıştırılması neticesinde, davacılar adına hükmen tapu kaydı oluşan 479 ve 478 parsel sayılı taşınmazlar ile LI/B nolu 2/B poligonu içinde kalan 523 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 5219.28 m2’lik bölümünün ve halen orman olarak tapuda kayıtlı olan 59 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü kapsadığı belirlenmiştir. Davacıların talep ettikleri 59 ada 1 parsel
sayılı taşınmaz içinde kalan nizalı taşınmazın 1938 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığı ve tahdit içinde kalan bölümlerin … Devlet Ormanı adı altında 1947 yılında orman niteliği ile tapu kaydının oluştuğu, halen de orman sınırları içinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacıların dayandıkları tapu kaydı 1944 yılında çekişmeli taşınmaz orman sınırları içinde iken oluşmuş olup, orman kadastro çalışmalarından sonra oluşan tapu kaydı geçerli bir mülkiyet belgesi olamaz ve hukuken bir değer taşıyamaz. 2510 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların dağıtımına tabi tutulamayacağı hükme bağlandığı gibi, önceden devlet ormanı olarak belirlenen bir yerin özel mülkiyete konu olması da mümkün değildir. Davacılar adına hükmen tapu kaydı oluşan 479 parsel sayılı taşınmazın yörede 1744 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde çalışmaları neticesinde XVII nolu poligon olarak 19.200 m2 yüzölçümünde yine davacılar adına hükmen tapu kaydı oluşan 478 parsel sayılı taşınmaz ise aynı çalışma ile XVIII nolu poligon ile 5200 m2 yüzölçümünde 2. madde uygulamasına konu olduğu, davacıların tevzii tapusu içinde kaldığı iddiası ile talep ettikleri 523 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli bölümü ile talep edilmeyen ve tevzii krokisi dışında kaldığı belirlenen (B) harfli bölümünün 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması neticesinde LI/B nolu poligon ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanmıştır. 3302 Sayılı Yasa ile orman sınırları içinde kalan yerler ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği hükme bağlanmıştır.
Sonuç itibari ile halen kesinleşen orman sınırları içinde kalan 59 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü ile 523 parselin (A) harfli bölüme yönelik açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.