YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5182
KARAR NO : 2007/6757
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2003 gün ve 2245-3055 sayılı bozma kararında özetle; “…Köyünde tescil davasına konu taşınmazlar hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığı, karayolları kamulaştırma haritasının usulünce uygulanmadığı, 1987 yılında ölen muris … yönünden zilyetlik araştırmasının yapılmadığı” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 19.05.2006 tarihli krokide (A) işaretli 26081.973 m2 taşınmazın davacılar adına tesciline, (B), (B1), (A1) ve (A2) işaretli mezarlık ve yol olan kısma ilişkin davanın reddine, (A1), (A2) ve (B1) işaretli 3973.589 m2 yerin yol olarak terkinine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. 03.11.1978 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır. Taşınmazın bu çalışmada orman olarak tespit harici bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmazlar 1978 yılında yapılan kadastro çalışmasında orman niteliğiyle tespit harici bırakılmıştır. Kadastro Mahkemesinden gönderilen L 43-c-02-c nolu paftanın lejantında 2 numara ile “…Köyü orman sahası” olarak gösterilen yer çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer olup, sınırında 1 numara ile gösterilen …Köyü bulunmaktadır. Mahalli bilirkişi, taşınmazın doğusundan itibaren meşelik geldiğini bildirmiş ve yörede hala orman kadastrosu yapılmamıştır. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararına göre orman niteliğindeki yerlerin zilyetlikle kazanılabilmesi olanaklı olmadığından (A) bölümü hakkında da davanın reddine karar verilmesi gerekirken, farklı görüş ve düşünce ile kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir. Ayrıca, (A1), (A2) ve (B1) bölümlerinin paftasında yol olarak gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken, mahkemece “yol olarak terkinine” şeklinde karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 22/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.