YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17017
KARAR NO : 2023/3005
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/429 E., 2021/662 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/194 Esas, 2014/909 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci , 53 üncü ve 58 inci maddeleri, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 125 gün karşılığı 2.500,00 TL adlî para cezası ile
cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/194 Esas, 2014/909 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/18632 Esas, 2020/14401 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,…” nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2021/429 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, numune alınan kaçak eşyanın müsaderesine, numune harici kaçak eşyanın tasfiyesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, etkin pişmanlık kapsamında yapılan ödemenin kabul edilmediğine, ödemenin iadesi hususunda karar verilmediğine, Kasım isimli şahıs hakkında araştırma yapılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın iş yerinde kaçak sigara sattığının ve iş yeri karşısındaki yer depo olarak kullandığının kolluk tarafından görülmesi üzerine İstanbul 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/167 Değişik İş sayılı arama kararı ile sanığın iş yerinde ve depo olarak kullanılan yerde yapılan aramada 1686 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, sigaraların Kasım isimli şahıs tarafından emaneten bırakıldığını beyan etmiştir. Sanık tarafından bozma sonrası gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın ödendiğine ilişkin 05.07.2021 tarihli alındı belgesi sunulmuştur.
3.25.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sigaralarda bandrol bulunmadığı ve kaçak olduğu tespitine yer verilmiştir.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcuttur.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2021/429 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun sübutuna ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın tekerrüre esas olan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâm ile ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
4.Dava konusu kaçak eşyanın tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsadere kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, numune alınan kaçak eşyanın müsaderesine, numune harici eşyanın tasfiyesine karar verilmesi,
5.Sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel olması nedeniyle aynı Kanun’un 5 inci
maddesinin ikinci fıkrasının uygulanamaması halinde sanığın ödediği tutarın iadesi yönünde karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2021 tarihli ve 2021/429 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.