YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2046
KARAR NO : 2007/3399
KARAR TARİHİ : 19.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.12.2002 gün 2002/9389-10218 sayılı bozma kararında özetle: “Kesinleşen orman harita ve tutanaklarını uygulamasının yetersiz olduğu bu nedenle, yeniden yapılacak keşifte orman tahdit haritası tutanakları ve kadastro paftası sağlıklı biçimde yerine uygulanıp çekişmeli taşınmazın değişik açı ve uzaklıklardaki en az 5-6 orman sınır noktasını birleştiren hatta göre konumunu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 Sayılı Yasaya göre 02.11.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 19.04.1988 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Yörede ilk orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması 1744 Sayılı Yasaya göre 31 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1979 yılında yapılmış ve 1981 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir. Bu uygulamanın dayanağı olan haritaya göre; önceki keşifte çekişmeli taşınmaz 55-56-57-58 OTS noktalarını birleştiren hatta göre kısmen orman sınırları içinde kaldığı belirlenmesine rağmen, hükme esas alınan 22.05.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, aynı noktalar arasındaki açı farklı gösterilmek suretiyle önceki raporla çelişkili olarak çekişmeli taşınmazın tamamı orman sınırları dışında gösterilmiş ve raporun gerekçesinde daha önce arazi üzerinde kendileri tarafından bulunamayan 56, 57, 58 nolu orman sınır taşlarının yerlerini uyarıları üzerine 169 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından belirlendiğini ve bu belirlemeye göre inceleme yapıp rapor verdiklerini bildirmişlerdir. 4999 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile değiştirilen 6831 Sayılı Yasanın 9. maddesiyle, “orman tahdidi veya kadastro yapılıp ilan edilerek kesinleşmiş yerlerde vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında
aplikasyon ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar tespit edildiğinde, bu hataların Orman Genel Müdürlüğünün bilgisi ve deneyimi altında Orman Kadastro Komisyonunca düzeltileceği” hükmü getirilmişse de, somut olayda sözü edilen madde hükümlerine uygun bir işlem yapılmamıştır. Sözü edilen bu madde uygulaması dışında komisyonlarca tahdit haritası ve çalışma tutanaklarında değişiklik ve yeniden düzenleme yapılaması mümkün değildir. O halde; öncelikle 1979 yılında yapılan ilk tahdide ve 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin orman tahdit haritalarının orijinalinden çekilmiş onaylı örnekleri ve uzman bilirkişi kurulunun raporlarında sözünü ettikleri Orman Yönetiminin düzeltme tutanağı varsa ve buna ilişkin harita ve 1979 yılında ilk orman kadastrosu yapılırken esas alınan en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafı ile amenajman planları keza; arazi kadastrosuna ait 43 ve 44 nolu kadastro paftaları getirtilmeli, bundan sonra; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 5 ya da 6 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; 39 nolu OTS’den başlayarak 70 nolu OTS noktasına kadar orman tahdit sınır noktalarının tamamını gösterecek şekilde, kadastro paftası ile tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte haritaları üzerinde işaretlenmeli; tahdit haritası ile tutanakların çelişmesi halinde tahdit haritalarının yapımında kullanılan … fotoğrafları, memleket haritası ve çalışma tutanaklarındaki açı ve mesafelerden yararlanılarak teknik izahnamedeki kurallarda dikkate alınarak taşınmazın yeri belirlenmeli, 1979 tarihli tahdit haritası ile 1/25000 ölçekli memleket haritasının ölçekleri denkleştirilerek taşınmazın ve paftasındaki devlet … yolunun da konumları memleket haritası ve tahdit haritasında gösterilmeli; kesinleşen tahdidi yasal yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden dava sırasında 6831 Sayılı Yasanın 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağı düşünülmeli; bozma kararından önce verilen hükümle (A) ve (C) işaretli bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin hükmün davalı kooperatifce temyiz edilmediğinden kesinleştiği, bu bölümler yönünden davacı … Yönetimi yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19.03.2007 günü oybirliği ile karar verildi.