YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7250
KARAR NO : 2023/3037
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/16 E., 2015/385 K.
MALEN SORUMLU : …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanıklar …, …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/385 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları ile onuncu fıkranın son cümlesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53
üncü maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1312 gün karşılığı 26.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine ve katılan lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar … ve …’ın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanmadığına, verilen kararın haksız ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması istemine ilişkindir.
2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; suçta kullanılan aracın iadesi yönündeki hükmün hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen göz önünde tutulacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 23.09.2014 tarihinde kolluk görevlilerinin asayiş uygulaması yaptıkları esnada …’ın sevk ve idaresinde ve yanında yolcu olarak …’ın bulunduğu, şüphe üzerine durdurulmaya çalışılırken kaçan … plakalı aracın ara sokakta kilitli vaziyette terk edilmiş şekilde görülmesi üzerine Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/800 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada toplam 1390 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin üçüncü, beşinci, onuncu, onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarından kamu davası açılmıştır.
3.Sanık … kollukta ve esas mahkemesinde, araca …’ın isteği üzerine bindiğini, …’ın isteği üzerine aracı kullandığını, araçta yakalanan sigaralarla bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Sanık … kollukta ve esas mahkemesinde, sigaraları Mehmet isimli bir şahıs adına ücret mukabilinde taşımayı kabul ettiğini, taşınacak eşyanın sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
5.Malen sorumlu aracı ablasının komşusu olan sanıklardan İlyas’ın emanet olarak aldığını, kendisinin bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
6.Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda araçta gizli bölme zula bulunmadığı, eşyanın aracın taşıma yüküne göre ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, aracın ikinci kez kaçakçılık suçunda kullanıldığı, suç tarihindeki kasko değerinin 17.500 TL olduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine İlişkin Karar Yönünden;
Suçta kullanılan nakil aracının gizli bölmesinin bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için müsadereye konu aracın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiğine göre, aracın sahibi olan malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil elde edilemediği cihetle, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54
üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında hapis cezası yönünden alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
3.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca temel cezanın belirlenmesinin ardından aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, uygulama sıralamasında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması,
4.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Sanık … yönünden;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.12.2014 olduğu,
Dairemizin 2022/12306 Esas sırasında kayıtlı olup, aynı gün incelenen Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/374 Esas, 2022/62 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 06.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.11.2015 olduğu,
Sanık … yönünden;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 29.12.2014 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 2018/3042 Esas ve 2021/717 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen Beyşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/636 Esas ve 2015/306 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.12.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi, sanık … yönünden kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6.Katılan lehine vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine İlişkin Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/385 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesine ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/385 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar … ve … ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.