Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/5606 E. 2006/7811 K. 05.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5606
KARAR NO : 2006/7811
KARAR TARİHİ : 05.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 124 ada 11 parsel sayılı 374.66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Orman Yüksek Mühendisi Özden … 19.05.2005 tarihli raporunda resmi belgelere göre yaptığı incelemede çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan açık alanda tespit edildiğini, taşınmazın eylemli olarak üzerinde …, elma ve erik ağaçları bulunduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirdiği halde, aynı bilirkişi 24.09.2005 tarihli ek raporunda çekişmeli taşınmazın resmi belgelerde tamamının orman bitki örtüsü taşıyan alanda kaldığını, memleket haritasının sehven hatalı yazıldığını söyleyerek orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiştir. Dairece daha önce birlikte incelemesi yapılan 124 ada 5, 6, 8, 9 ve 10 parsellere ilişkin sırasıyla 2005/11351-11413-11385-11411 ve 11380 esas sayılı dosyalardan olduğu gibi görüşüne başvurulan ziraat yüksek mühendisi raporunda taşınmaz üzerinde 25-30 yaşlarında elma ağacı, 25 adet 15-20 yaş … ağacı ve erik ağaçları bulunduğunu, taşınmazın eğiminin % 3-4 olduğunu, 60-65 yıldır tarımsal faaliyetle bulunduğu, kuzeyde … Köyü yolu, Güneyde … Deresi arasında kaldığını ve yerleşim yeri güneyinde kalan taşınmazın ormandan ayırıcı unsurla ayrıldığını ve orman bütünlüğünü bozacağı açıklanmıştır. Uzman orman bilirkişi raporunda ise; taşınmazın 1957 tarihinde bütünlemesi yapılan memleket haritasında ve … fotoğrafında orman bitki örtüsüyle kaplı yeşile … orman alanı içerisinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu söylenmiştir. Bu durumda; taşınmazların yüzölçümlerinin küçüklüğü üzerindeki meyve ağaçlarının yaşı ve memleket haritasının tarihi dikkate alındığında taşınmazların yeşile … alanda gözükmesi olası olup, ziraat raporu ile orman raporu bu nedenle çelişmektedir. Raporlar arasındaki bu çelişki üzerinde durulup giderilmemiştir. Bu nedenle, mahkemece yeniden yapılacak keşifte … fotoğraflarının çekimi tarihinde, tüm parseller üzerinde, stereoskop cihazı ile yapılacak incelemede ne tür ağaçların bulunduğu (geniş yapraklı meyve yada … yapraklı orman ağaçları vs.) ve memleket haritasına yeşil olarak aktarılma nedeni ve hangi rumuzlarla aktarıldığı ve işaretlendiği saptandıktan sonra bu husus rapora tereddüte … verilmiyecek biçimde ayrıntılı şekilde yansıtılmalı ve ziraat bilirkişi raporu ile olan çelişki giderilmeli, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.