YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5810
KARAR NO : 2009/7160
KARAR TARİHİ : 15.07.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 10/03/2009
No : 2009/132-2009/132
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, iki adet bonoya istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek keşideci hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, şirket adına keşideci olarak imza atan …’ın kendisini lehtar göstermesinin bonoyu geçersiz kıldığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ihtiyati hacze konu senetlerin bono vasfında bulunduğu, geçerli olup olmayacaklarının açılacak bir menfi tespit davasında değerlendirilebileceği, somut olayda bir kimsenin kendini lehtar olarak göstererek bono düzenlemesinden farklı bir durum bulunduğunu belirterek, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş, ihtiyati hacze itiraz eden vekili hükmü temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.07.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Tüzel kişiler temsilcileri aracılığıyla temsil edilirler…. keşideci Gebze Döviz Hizmetleri Şirketinin temsilcisi olarak bonoyu düzenlediği ve lehtar olarak da kendisini gösterdiği tartışmasızdır. Kural olarak temsilci üçüncü kişiye karşı bir hukuki muamelede bulunur. Bir kişinin bir veya birkaç gerçek veya tüzel kişiyi temsil etmesine bir engel bulunmamaktadır. Yine kural olarak temsilci kendi kendisiyle sözleşme yapamaz. Ancak çifte temsil veya temsilcinin kendisiyle hukuki işlemlerde bulunması için temsilciye bu konularda açık yetki verilmesi ya da böyle bir muameleden dolayı temsil olunanın zarara uğrama ihtimalinin bulunmaması koşullarının varlığı halinde yapılan hukuki işlem geçerli olabilir (Y. 19.HD, 4.11.2004 T, 2004/1690 E., 2004/10998 K.) Somut olayda dava konusu bono yönünden açık bir yetki mevcut olmadığı gibi temsil olunan, bono ile borç altına girdiğinden zarara uğrama ihtimali vardır.
Ayrıca, poliçeye ait hükümlerden hangilerinin bonoya uygulanacağını gösteren Türk Ticaret Kanununun 690’ıncı maddesinde, poliçe ile ilgili 585’nci maddeye bir atıf yapılmadığından, genellikle, bir kimsenin “kendi emrine” bono tanzim edemeyeceği kabul edilmektedir. Başka bir deyişle, bono tanzim eden kendisini lehtar olarak gösteremez. Aynı şekilde, 690’ıncı maddede 585’inci maddeye atıf yapılmamış olduğu için bir bononun “üçüncü şahıs hesabına” düzenlenmesine de imkan yoktur (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, s.987).
Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın bozulması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğunun onama yönündeki görüşlerine katılamıyoruz. 15.07.2009