YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2299
KARAR NO : 2023/87
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.01.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Av. … geldi, diğer taraf duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin bir kısım arsa sahibi ile 24 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina inşaa etmek üzere 22.06.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini ve 17.05.2013 tarihinde ruhsat alarak inşaat çalışmalarına başladığını ancak, belediye tarafından 28.05.2013 tarihinde alınan karar ile komşu 21 parselde bulunan alışveriş merkezi inşaatının iksa ankraj çalışmalarının müvekkili şirkete ait inşaat çalışmasında risk oluşturması sebebiyle inşaatın durdurulduğu hususunu içeren yazının müvekkiline 03.06.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, inşaatın durdurulmasını davalı şirketin talep ettiğini, belediyece alışveriş merkezindeki iksa ve ankraj çalışmalarının tamamlandığı ve riskli durumun sona erdiğinin 01.09.2014 tarihinde bildirildiğini, 22.12.2013 tarihinde bitmesi gereken inşaatın 15 ay gibi bir zaman aralığında tatil edilmesinden dolayı arsa sahiplerinin sözleşmede kararlaştırılan teslimde gecikilen süre için gecikme tazminatı talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin ticari zararlarının doğduğunu ve davalı şirketin inşaat çalışmasında taşeron olarak iş yapan firmanın müvekkili şirketin inşaat ruhsatı aldığı arsanın 3 ay boyunca tahsisini istediğini ve 3 ay boyunca arsayı yol olarak kullandığını belirterek, müvekkili şirketin cezai şart borcu, ticari zararı ve mahrum kalınan kârından oluşan toplam zararının ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketçe tazmini ile parselin 3 ay boyunca yol olarak kullanılması sebebiyle arsa kullanım bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının inşaatının durdurulmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, davacının talep ettiği tazminatların varsayımsal olduğunu, 24 parsel sayılı taşınmazın karşılıklı anlaşılarak kullanıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının inşaatının zamanında bitmemesinde davalının kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin inşaatının davalının talebi ve davalı inşaatından kaynaklanan sebeplerle durdurulduğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, kusursuz sorumluluğun değerlendirilmesi gerektiğini, arsanın kullanımına ilişkin tazminat talebinin değerlendirilmediğini ve eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek kararın bozulmasın talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin inşaatının davalının talebi ve davalı inşaatından kaynaklanan sebeplerle durdurulduğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu, kusursuz sorumluluğun değerlendirilmesi gerektiğini, arsanın kullanımına ilişkin tazminat talebinin değerlendirilmediğini ve eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının inşaatının belediye tarafından durdurulması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararın davalı tarafından tazmin edilmesinin gerekip gerekmediği ve davaya konu 24 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kullanılması nedeniyle davacının davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacının rızası ile dava konusu 24 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı ve taraflar arasında kullanım bedeline ilişkin herhangi bir belirleme yapılmamış olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.