Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13617 E. 2023/1595 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13617
KARAR NO : 2023/1595
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki meskeniyet şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetinin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayet eden-3.kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-3. kişi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti dava dışı …’e ait … ili, … ilçesi … Mah. 8059 ada, 17 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine davalı banka tarafından haciz işlendiğini, haciz ve satıştan 25.11.2020 tarihinde haberdar olduğunu, haczolunan evin aile konutu olduğunu, eşi ve çocukları ile birlikte ikamet ettiklerini, evin haline münasip ev niteliğinde olduğundan bahisle taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması ve takibin iptali talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davada taraf ehliyeti olmadığını, İİK madde 82/12 hükmü ile borçlunun hali ile münasip evinin haczedilemeyeceğini belirtilmiş olup, bu konudaki dava hakkının bizzat dava dışı takip borçlusuna ait olduğunu, ayrıca davanın süresinde açılmadığını, taşınmaza 02.05.2018 tarihinde haczin işlendiğini, şikayetin hacizden itibaren 7 günlük süre içinde açılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere üzerinde lehlerine ipotek bulunduğunu, bu nedenle haczedilmezlik iddiasında bulunulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; İİK’nın 82/12. maddesinden faydalanma hakkı sadece icra takip borçlusuna ait bulunmakta olup, şikayetçinin haczedilmezlik şikayetinde bulunmasına, İİK’nın 82/12. maddesi gereğince imkan tanımadığı gerekçesiyle haczedilmezlik şikayetinin aktif dava ehliyetsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yargıtay ve AYM kararlarına göre aile konutunun haczi halinde hacizden doğrudan etkilenen borçlunun eşinin de şikayet hakkı bulunduğunu, müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığından öğrenme tarihine göre şikayetlerinin süresinde olduğunu, eşin açık rızası olmadan taşınmaza ipotek konulamayacağını ve haline münasip aile konutuna konulan taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; meskeniyet iddiasında bulunma hakkı, sadece takip borçlusuna ait olup takipte taraf sıfatı bulunmayan davacı 3. kişi haczedilmezlik iddiasında bulunamayacağından, aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayet eden-3.kişinin davadışı borçlu eşe ait taşınmazın haline münasip evi olduğundan bahisle haczedilemeyeceğine dair meskeniyet şikayeti olup, haczin kaldırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile İcra İflas Kanunu’nun 82. maddesi (özellikle, İİK.m.82/12 gereğince meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup, takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu konuda şikayet hakkı bulunmamaktadır).
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.