Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/2954 E. 2023/3652 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2954
KARAR NO : 2023/3652
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2012/399 Esas, 2015/198 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davalarının açıldığı, mahkemece görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasına karşın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan bir hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında, Mahkemesince, anılan suçtan her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2012 tarihli ve 2012/49206 Soruşturma, 2012/22433 Esas ve 2012/1861 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2012 tarihli ve 2012/247 Esas, 2012/285 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aynı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2012/399 Esas, 2015/198 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı, sanığın, şikayetçinin vekili sıfatıyla takip ettiği İstanbul 5. İcra Müdürlüğündeki dosyalarıyla ilgili olarak azledilene kadar şikayetçiyi bilgilendirmediği ve takibe konu senet ve çek asıllarını şikayetçiye iade etmediği ayrıca başka senetleri tahsil amacı ile masraf bedeli olarak 5.000,00 Türk Lirası almasına rağmen alacağın tahsiline yönelik hukuki işlemleri başlatmadığı ve bahse konu senetleri şikayetçiye iade etmediği, sanığın bu konuda herhangi bir geçerli mazeret ve kanıtının bulunmadığı, bu suretle bir bütün halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemenin kabulüne göre de, sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kamu davaları açılmasına rağmen sadece görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1.26.08.2010 ile 11.01.2011 tarihleri arası olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010 ile 2011 tarihleri arası olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2. Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında mahkemesince her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

4. İddiaya konu son suç tarihinin 11/01/2011 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, soruşturma ve kovuşturma izinleri ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. HÜKÜM
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2012/399 Esas, 2015/198 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.