Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7473 E. 2023/206 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7473
KARAR NO : 2023/206
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/124 E., 2022/98 K.
DAVA TARİHİ : 27.12.2013
KARAR : Ret

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili özetle; müvekkilinin eski eşi …’dan … 2. Aile Mahkemesinin 2010/203-555 E.K sayılı dosyası ile 28.09.2010 tarihinde boşandıktan sonra 09.11.2002 tarihinde vefat eden annesi ve 27.01.2010 tarihinde vefat eden babasından ayrı ayrı olmak üzere 506 sayılı Kanun’dan ölüm aylığı bağlandığını, müvekkiline bağlanan ölüm aylıklarının boşandıktan sonra eski eşi … ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesi gereği kesildiğini ve yine aynı Kanun’un 96 ıncı maddesi gereğince faizleriyle birlikte iadesinin talep edildiğini, davalı kuruma itiraz edildiğini fakat itirazın reddedildiğini, müvekkilinin boşanmadan önce ve boşanma sırasında eski eşi ile birlikte …, … adresinde yaşadığını, eski eşinin … adresinde yaşadığını, müvekkilinin boşandıktan sonra … adresinde kirada oturmaya başladığını, müvekkilinin eski eşinin bu zaman zarfında annesinin yanında kaldığını, birlikte yaşama durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin yeni adresine taşındıktan sonra elektrik, su vb. resmi yerlerdeki aboneliklerini bu adrese taşıdığını ve bu adreste ilk evliliğinden olan oğlu ve eski eşi …’dan olan oğlu ile birlikte ikamet ettiğini, eski eşinin kendi öz çocuğunu görmeye gelmesi dışında bir birlikteliklerinin olmadığını, müvekkilinin eski eşinin bir çok suç kaydının bulunduğunu, 12.07.2012 tarihinde hapse girdiğini ve 11.11.2013 tarihinde hapisten çıktığını belirterek müvekkilinin kesilen ölüm aylıklarının tekrar bağlanması konusunda ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, aksine kurum işleminin iptaline ve kesilen ölüm aylıklarının kesildiği yerden tekrar bağlanarak ödeme tarihleri itibariyle faizleriyle birlikte tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili özetle; davacının eşi …’dan boşanması nedeniyle talebi üzerine anne ve babasından yetim aylığı bağlandığını, daha sonra kurum denetmenleri tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının eski eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilerek maaşının kesildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesi boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan eş ve çocuklara bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceğini ve 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınacağının hükme bağlandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kabulü ile davacının babasından ve annesinden dolayı aldığı ölüm aylığının kesildiği yerden tekrar bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödeme tarihleri itibariyle yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.04.2021 tarih ve 2020/3118 Esas 2021/576 Karar sayılı ilamı ile özetle “… davacının eşinin tespite konu dönemde bulunduğu tüm cezaevlerinin araştırılması ve bu sürelerde belirtilen cezaevlerinden davacıyla ilgili kayıtlar ile ziyaretçi defteri getirtilmeli, davacının bu sürede eski eşini ziyaret edip etmediği etmişse hangi tarihlerde ve ne sıklıkla bu ziyaretlerin gerçekleştiği irdelenmelidir. Yine bir önceki bozma ilamında açıkça belirtilmesine karşın yerine getirilmediği anlaşılan, davacı ve boşandığı eşinin medula hareketleri celbedilip tespite konu süre de ayrı ayrı her ikisinin de hangi sağlık kuruluşlarına başvurdukları da araştırılmalıdır. Bunun yanında mahkemece kurum tespitine konu dönemde davacı ve eşinin oturduğu adres ve tespit edilecek bu yerler yönünden yeniden, geniş kapsamlı ve dava konusu döneme ilişkin olarak Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, davacı ve eşinin boşanma sonrası müşterek çocuklarının velayeti ile baba ve çocuklar arasında şahsi ilişkinin nasıl tesis ettirildiği araştırılarak açıklığa kavuşturulmalı, ayrıca dosyadaki kayıtlardan davacının oturduğu evin kirasının boşandığı eşi tarafından ödendiği hususu da göz önünde bulundurulmalı, böylece kontrol memuru raporunun aksinin ispat edilip edilmediği hususu belirlenerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği ile gerçekleştiyse hangi dönemler arasında gerçekleştiği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davacının boşanmış olduğu eşini cezaevinde 10 kez ziyarette bulunması, davacının oturmuş olduğu evin boşandığı eşi tarafından sözleşmesinin yapılması ve Ege Mahallesi muhtarının tarafların birlikte ikamet ettikleri beyanları dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin eski eşinin 1 defa kirasını ödemesi ve hapishane ziyaretleri dışında birlikte yaşamaya dair hiçbir delil olmamakla birlikte lehine olan birçok ceza dosyası,icra dosyası ve her şeyden önemlisi cezaevine girmeden önce annesinin Bayındırlık mahallesindeki evinde polise yakalanması (gece 12.00) cezaevinden çıktıktan sonra denetimli serbestlik nedeniyle annesinin evinde imza atması, oturması, birçok tanık beyanı,mahalle muhtarının birlikte yaşadıklarına dair beyanda bulunduğu tarihte eski eşinin cezaevinde olması gibi birçok lehe delilin değerlendirmeye alınmadığını belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hak sahibi konumunda yer alan davacıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi yönündeki davalı kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.