YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9011
KARAR NO : 2023/2043
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki icra emri ve takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı tarafa ödenmemiş, kesinleşmiş ve mutabık kalınmış hiçbir borcu bulunmadığını, takibin İİK.68/b anlamında bir belgeye dayanmadığını ve icra emri ekinde kendilerine tebliğ edilen herhangi bir belge bulunmadığını, ipotek senedinde ipoteğin teminat amacıyla verildiği kesin bir borç ihtiva etmediğini, ayrıca işletilmiş olan faize, miktarına, faiz tür ve oranına, …, sair ferilere de itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek icra emri ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya hesap kat ihtarı tebliğ edilmesine rağmen süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği, İİK 149. madde gereğince ilamlı takipte dayanak belge örneklerinin borçluya tebliğinin zorunlu olmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvurusunda; ihtarname tebliğinin usulsüz olduğunu, ana paranın, faizin, komisyonun, …/KKDF tutarının nasıl belirlendiği, faizin neye göre ve nasıl hesaplandığı, hangi faiz oranı dikkate alınarak hesaplandığı, komisyonların nasıl ve ne şekilde belirlendiği/hesaplandığının belli olmadığını, ancak ilk derece mahkemesinin bu itirazlarını olumlu veya olumsuz değerlendirmediğini faiz yönünden hesap dahi yaptırmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl borçlu şirkete hesap kat ihtarının tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket tarafından hesap kat ihtarına süresi içerisinde itirazda bulunulduğunun ileri sürülmediği, bu nedenle borcun asıl borçlu şirket yönünden kesinleştiği, Davacının ipotekli taşınmazın maliki olduğu, dava dilekçesinde ihtarnamenin kendilerine usulsüz tebliğ edildiği iddiasına yer verilmediği, incelenen ihtarnameye göre ihtarnamenin davacı şirkete tebliği edildiği bu hali ile ipotek malikine muacceliyet ihtarnamesinin tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinde tebligatın usulsüz olduğuna yer verilmiş ise de dava dilekçesinde bu iddiaya yer verilmediğinden bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmediği, Davacının ipotek maliki olduğu, asıl borçlu tarafından süresinde borca itirazda bulunulmaması halinde ipotek malikinin açtığı dava sonucunda icra emrinin iptali veya düzeltilmesi söz konusu olamayacağı, mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık takibin iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nun 150/ı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.