Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8000 E. 2009/3614 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8000
KARAR NO : 2009/3614
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın Tüketici Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin borcunu 2004 yılı içerisinde ödediğini, faiz oranlarının keyfi belirlendiğini, … Bankası’nın genelgelerine uyulmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının ödeme hususunda belge sunamadığı, harcamalarından sorumlu olacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-01.03.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın azami, akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olduğu ve belirlediği bu oranları üç ayda bir açıklayacağı hükme bağlanmış, aynı yasanın geçici 3. maddesinde ise bu kanun kapsamındaki kart çıkaran kuruluşların faiz hesaplamalarına ilişkin uygulamalarını üç ay içinde bu kanun hükümlerine uygun hale getirmek zorunda oldukları öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, hükmedilen asıl alacağa 01.06.2006 tarihinden sonrası için 5464 Sayılı Yasa’nın 26. maddesi gözetilerek belirlenecek faiz oranlarının uygulanmasına olanak verecek biçimde hüküm kurulması gerekirken bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.