Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14119 E. 2023/314 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14119
KARAR NO : 2023/314
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1345 E., 2022/1888 K.
FERİ MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 01.03.2018
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/276 E., 2022/61 K.

Taraflar arasındaki zorunlu sigortalılığın iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; …’in davalı … ‘in adına kayıtlı ”Özel Bina İnşaatı” işinde inşaat işlerini takip eden, malzeme tedarik etmekle görevli olarak işverene tabi olarak çalıştığını, Kocaeli 1. İş Mahkemesi’nin 2017/7 esas sayılı dosyası ile ikama edilen müvekkilinin son 7 yıllık fiili hizmet süresinin 1260 gün şartını taşıdığı ve 11.07.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti konulu davada yapılan yargılama sırasında müvekkilinin 22.10.2014 tarihinden 30.05.2015 tarihine kadar 1117102.41 sicil sayılı …’e ait işyerinden çalışmalarının bildirilmiş olduğu ancak bu çalışmalarının iptal bordrosu ile iptal edildiği tanzim edilen 06.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, yargılama esnasında söz konusu sigortalılığın kim tarafından niçin iptal edildiği hususunda yazılan müzekkere neticesinde ise adı geçen sigortalının 22.10.2014 – 28.02.2015 dönemindeki çalışmalarının Sosyal Güvenlik Denetmenleri … tarafından tanzim olunan 14.09.2016 tarihli rapor ile iptal edildiğinin bildirildiği, müvekkilinin 22.10.2014 – 28.02.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının iptal edildiği taraflarınca 26.10.2017 tarihli duruşmada öğrenildiğini, SGK’ya yapılan 23 Kasım 2017 tarihli başvuruları ise ilgili idarece reddedildiğini, söz konusu talebin reddine ilişkin evrağın 01.12.2017 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini beyanla davacının 22.10.2014 – 28.02.2015 tarihleri arasında davalının … adresindeki Özel Bina İnşaatı işinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının 5 senelik hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığının, tanıkların işyerine ait bordroda adı geçen veya komşu işyeri çalışanları olması gerektiğini, davacının işyerinde tespiti istenen dönemlerde çalışmalarına delil olabilecek yazılı belgeler aranması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma gününü bildirir davetiyenin davalı … ‘e usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı … tarafından davaya bir cevap verilmediği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı işyerinin 06.11.2012 tarihinde yasa kapsamına alınmış olduğu, dinlenen dönem bordrosu, komşu işyeri ve muhtar tanık beyanları ve kuruma sunulan belgelerden ile tüm belgelerin değerlendirilmesinden; davacının 22.10.2014 – 28.02.2015 tarihleri arasında … adresindeki Özel Bina İnşaatı işinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı” gerekçesiyle
“Davanın kabulü ile, Davacının 22.10.2014 – 28.02.2015 tarihleri arasında … adresindeki Özel Bina İnşaatı işinde çalıştığının tespitine” dair hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı hakkında sahte bildirim yapıldığını, fiili çalışması bulunmadığını, bu nedenle bir kısım bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, denetmen raporu gereğince sigortalının sahte bildirildiği tespit edilen bildirimlerinin iptal edildiğini, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, tanıkların işyerine ait bordroda ismi geçen veya komşu işyeri çalışanları olması gerektiğini, kurum işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kurumun 14.09.2015 tarihli İÜ-2015/118 sayılı denetim raporunda davacının davalı eşi adına kayıtlı bulunun bina inşaatı iş yerindeki 2014/10 ay ile 2015/2 ay arası çalışmalarının gerçek çalışma olmadığından yapılan bildirimlerinin iptaline karar verildiği, bina inşaatının yapımının davalı tarafından üstlenildiği, inşaat sahibinin davacının ve davalının akrabası olduğu, aynı iş yerinde davalının annesi ve davacının kayın validesi …’nın da bildirimlerinin yapıldığı, davalının denetmelik ifadesinde davalının annesinin inşaatta çalışmadığını, iş yerinin adına kayıtlı olmakla birlikte bu tür işlerin eşi tarafından takip edildiğini, bina inşaatın ne zaman başladığı ve bittiği yönünde bilgisinin bulunmadığını, bildirimlerin davacı olan eşi yada muhasebecisinin yapmış olabileceğini beyan ettiği, Diren U. ‘nun ise davacının dayısı, davalının yengesi olduğunu, dayısının yemek ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ancak bu işleri yakınlarının ortak olduğu firmalar üzerinden yürüttüğünü, davacının davalı üzerine yaptığı inşaatları da yürüttüğünü beyan ettiği, inşaat sahibi … ‘nin 2013 Şubat sonrasında inşaatta çalışma olmadığını belirttiği, davacının davalının eşi olduğu, ticari faaliyetini kendi adına değil eşi adına yürüttüğü, tarafların karı koca olması nedeniyle davacının ücret alarak bu işi yaptığını ispatlayamadığı gibi bildirim yapılan dönemde inşaatta çalışma olmadığı, davacının çalışmalarının ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olmadığı,” gerekçelerine dayalı olarak “Fer’i Müdahil SGK’nın istinaf başvurusunun kabulüne, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, ” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesinin kabulünün aksine dinlenen tanık beyanları incelendiğinde müvekkilin ilgili … adresinde kurulu özel bina inşaatında çalıştığı, malzeme tedarik ettiği, inşaatı genel işleyişi ile ilgilendiği, işçileri temin edip paralarının ödediğinin sabit olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan incelemede de bir çok araştırma ve bir çok ifade alma olayı meydana gelmiş olmasına rağmen söz konusu ifadeler de incelendiğinde yine İstinaf Mahkemesince verilen kararda gösterilen gerekçeyi doğrulamadığı, salt tarafların bir zaman karı koca olmaları – evli olmaları tarafların arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, hizmet ilişkisinin unsurlarından bağımlılık ve ücret unsurunun gerçekleşmediği yönünde kanaate varılmasına yeterli olmadığı gibi müvekkilin emeklerini ortadan kaldırmaya, haklarından yararlanmasına engel olan nitelikte olduğu belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2) Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, davacı ile davalının karı koca olmaları nedeniyle, davacının ücret alarak çalıştığını ispatlayamadığı, bildirilen sürelerde inşaatta çalışma olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının 22.10.2014-2015/02 tarihleri arasında davalıya ait, 06.11.2012 tarihinde Kanun kapsamına alınan “özel bina” işindeki çalışmalarının gerçek olmadığından bahisle iptaline dayanak kılınan 14.09.2015 tarihli Kurum denetmen raporunda, inşaatın doğalgaz abone bağlantı anlaşmasının 19.09.2013 tarihli olmasından dolayı, anılan tarihin inşaatın bitiş tarihi olarak kabul edilerek, bu tarihten sonraki çalışmaların gerçek ve fiili olmadığı tespitinin yapıldığı, dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde, davalının yapı sahibi olduğu inşaata ait 05.08.2016 tarihli yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğu, yapı ruhsatı onay tarihinin 30.10.2012, geçerlilik tarihinin 30.10.2017 olduğu, inşaat sahibi …’nin 2013 yılı sonrasında inşaatta çalışma olmadığını Kuruma bildirdiği, denetim raporunun inşaat sahiplerinin şikayet dilekçesine istinaden düzenlendiği, dosya kapsamında kolluk vasıtasıyla belirlenen kamu tanıklarının ifadelerinde 2014 yılında inşaatta çalışma olduğunu, 2015 yılının başlarında çalışmaların sonlandığını, davacının inşaatın başında bulunduğunu belirttikleri anlaşılmakla, davalıya ait özel bina inşaatında, davacının 22.10.2014-2015/02 döneminde fiili çalışması olup olmadığı konusunda, bir başka ifadeyle kurum işleminin yerinde olup olmadığının tespiti noktasında yapılan araştırmanın yetersiz olduğu değerlendirilmektedir.

Bu kapsamda, Mahkemece, denetim rapor içeriğinde şikayet dilekçeleri bulunan inşaat sahiplerinin ifadelerine başvurulmalı, anılan inşaata ait elektrik, su, doğalgaz abonelik kayıtları getirtilmeli, özellikle davacının çalışmasının fiili olduğunu iddia ettiği dönemde inşaatta çalışma yapılıp yapılmadığı, işyerinin faaliyetinin hangi tarih itibari ile sonlandırıldığı, iş yerinde kimlerin fiilen çalıştığı hususları üzerinde durulmalı, varsa davacı ve davalıya ait vergi ve muhtasar beyannameleri getirtilmeli, Mahkemece dinlenen tanıkların davacının fiilen çalıştığına dair beyanları bulunduğundan, iptale konu dönemde davacının çalışıp çalışmadığını bilebilecek durumda olan bu işyerine komşu olan başka bordrolu tanıklar da tespit edilerek kanaat oluşturmaya yetecek kadarının beyanları alınmalı, önceki dinlenen tanık beyanları, toplanan tüm deliller ile birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.