YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2120
KARAR NO : 2023/1282
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2017 tarihli ve 2017/194 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararıyla;
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1 Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/486 Esas, 2018/2436 Karar sayılı kararıyla;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılan … vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Temyiz Sebepleri
1. Haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Cumhuriyet Savcısının ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanığın öldürme kastı bulunmadığından kasten yaralamadan hüküm kurulması gerektiğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olay günü Öz Merkez yakınında bulunan katlı otopark civarında katılanı gördüğün de sol gögüs ve sırt tarafından birden fazla bıçak darbesiyle yaraladığı, anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden sanık ile mağdur arasındaki olay önceki öldürmeyi gerektirir, öldürme eylemine gidebilecek bir husumet tespit edilemediği, sanığın elverişli pozisyondayken yaptığı yaralanmaların niteliği ve adedi ile saldırıya elverişle pozisyondayken eylemlerini kendiliğinden sonlandırması bir arada gözetildiğinde, sanığın eylemi kasten yaralama olarak kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçu tevil yoluyla ikrar etmişlerdir.
3. Mağdur ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mağdurun yaralanmasını belirten İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunın 25.08.2017 tarihli raporunda; sol göğüste 1 adet, sırtta 2 adet orta aksiller hatta yaklaşık 0,5 cm lik kesiler mevcut, sol hemopnömotoraks, sol orta aksiller çizgi ve sol costo-lomber bölgede cilt altı yağlı dokuda hava dansiteleri mevcut olduğu, kişide göğüs boşluğuna nafiz kesici delici alet yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirecek, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, görüşlerine yer verildiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanık …’ın işyerine gelen katılanın sanığı konuşmak için otoparkın arkasına davet ettiği, sanığın gittiğin de mağdurun kendisine küfürlü konuştuğu, elindeki köpeği üzerine saldırtır gibi yaptığı taraflar arasında başlayan tartışmada sanığın katılana birden fazla bıçak darbesi vurarak adlî tıp raporuna göre; sol göğüste 1 adet, sırtta 2 adet orta aksiller hatta yaklaşık 0,5 cm lik kesiler mevcut, sol hemopnömotoraks, sol orta aksiller çizgi ve sol costo-lomber bölgede cilt altı yağlı dokuda hava dansiteleri mevcut olduğu, kişide göğüs boşluğuna nafiz kesici delici alet yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirecek, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, mağdurun yaralanması üzerine olay yerinden kaçmaya başladığı, sanığın mağdurun kaçması nedeniyle eylemini tamamlayamadığı olayın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin hukukî değerlendirilmesi yönünden suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve meydana gelen yaralanmanın niteliği, mağdurun kaçması nedeniyle sanığın eylemini tamamlayamadığı dikkate alınarak sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüse yönelik olduğu kanaatine varılarak, yerel mahkemenin eylemin kasten yaralama olduğuna ilişkin kararı kaldırılarak sanık … hakkında mağdura yönelik eyleminden dolayı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık … katılanın kendisine küfür edip yüzüne tükürdüğünü beyan etmiş, tanık Selçuk iki kişinin çaprazdan geldiğini birinin elinde bıçak olduğunu kendisinin bıçağı görünce kaçtığını beyan etmiş, tanık Ertunç, mağdur …’in sanık …’ı otoparkın oraya çağırdığını kendisinin de oraya gittiğini, Mert’in elini beline attığını bir kargaşa olduğunu, sanık …’ın bıçaklayıp bıçaklamadığını görmediğini ifade etmiş, tüm beyanlar değerlendirildiğinde taraflar arasında çıkan tartışmada mağdurun sanığa küfür ettiği kabul edilerek sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediği, sanığın cezasından asgarî oranında indirim yapıldığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Takdîri İndirim Yönünden
Sanığın duruşmalardaki hali lehine takdîri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin fıkrası uyarınca indirim yapıldığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafiinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıkla katılan arasında öldürmeye gerektirecek nitelikte bir husumetin saptanamamış olması, sanığın göğüs ve sırt bölgesine üç darbe bulunduğu, sanığın başkaca vurma olanağı bulduğu halde vurmadığı, mağdurdaki darbelerden sadece bir tanesinin göğüs boşluğuna girerek hayatî tehlikeye neden olduğu, diğer 2 sırttaki darbelerin basit tıbbî müdahale ile geçer nitelikte olduğu, katılanın kaçmasının sanığın eyleminin devamına ciddi bir engel oluşturmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunun kabulüyle, kasten yaralama suçundan sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Katılan …’ın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması karşısında, temel cezanın çocuğa karşı kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-e maddesi uyarınca tayin edilmesi gerekirken, suç vasfında bu yönden de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK’nin 81/1. maddesi ile uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısnın ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/486 Esas, 2018/2436 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Tüm dosya kapsamına yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulüne göre de tarafların olay öncesi ve olay gününe ilişkin anlatımlarının birbirinden çok farklı olduğu katılanın sanıkla daha önceden aralarında hiçbir olayın olmadığının beyan etmesine karşın sanık ve tanık anlatımlarına göre katılan ile sanık arasında daha önceden de tartışma ve kavgaların yaşandığı bu nedenle aralarında bir husumetin söz konusu olduğu; olay günü katılanın sanığın çalıştığı iş yerinin önünden geçerken sanığı
konuşmak için otoparka çağırdığı sanığın üzerinde 6136 sayılı Yasa’nın 15/4 maddesi kapsamında yasak nitelikteki bıçak olduğu halde katılanın yanına gittiği, önceki olaylar nedeniyle tartıştıkları katılanın küfürlü konuşarak köpeğini sanığın üzerine salar gibi yaptığı tartışma sırasında sanığın üzerinde taşıdığı bıçağı çıkararak katılanın göğüs, koltuk altı ve sırtına vurduğu, katılanın olay yerinden kaçarak bir işyerine sığındığı ve çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırıldığı, sol göğüsten kesici – delici alet yaralanması olan katılanın çekilen toraks CT sinde solda hemopnomotoraks tespit edilip tüp takılarak ğöğüs cerrahi servisine yatırıldığı tedavisi sonucu 5 gün sonra taburcu edildiği, dosyada yer alan Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda sol göğüste bir adet sırtta iki adet, orta aksiller hatta yaklaşık 0.5 cm kesiler tespit edildiği, göğüs boşluğuna nafiz delici kesici alet yarasının hemopnomotoraksa sebep olduğu, tüp takılma işlemi uygulanan yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, 3 adet yaralanmadan birinin yaşamsal tehlike oluşturduğu diğer yaralanmaların basit tıbbı tedavi ile giderilebilecek nitelikte olduğu ancak hangi yaralanmanın tek başına mağdurda hayatî tehlike oluşturduğu yönünde mevcut bilgi ve bulgularla kesin tespit yapılamayacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda sanık ile katılan arasında olay tarihinden önce husumet olduğu, sanığın yasak nitelikteki bıçak ile silahsız olan katılanın göğüs ve sırtına 3 kez vurarak hayatî tehlike geçirecek şekilde yaraladığı katılanın sanığın elinde kurtulup kaçarak arka sokaktaki bir iş yerine sığındığı olayda, hedef alınan vücut bölgeleri, suçta kullanılan aletin elverişliliği, darbe sayısı ve şiddeti, yaralanmasının niteliği ve ağırlığı, katılanın kaçması nedeniyle sanığın eylemini tamamlayamadığı nazara alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü gerektiği, 10.09.1999 doğumlu katılan …’ın suç tarihi olan 22.03.2017 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla sanığın eyleminin TCK’nin 82/1-e 35. maddeleri uyarınca çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK’nin 81/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi yasaya aykırı olduğundan … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi hükmünün bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, hükmün kasten yaralama suçundan sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1. maddesi ile uygulama yapılması nedeniyle BOZULMASINA ilişkin Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Muhallif Üye Muhallif Üye
… …