Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9788 E. 2023/3773 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9788
KARAR NO : 2023/3773
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2007 tarihli ve 2007/453 Soruşturma, 2007/149 Esas, 2007/15 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2007 tarihli ve 2007/17 Esas, 2007/139 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Ünye Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2007 tarihli ve 2007/81 Esas, 2007/247 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası karşılığı 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2010 tarihli ve 2010/1852 Esas, 2010/2615 sayılı Kararı ile mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ünye Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 18.05.2010 tarihli ve 2010/97 Esas, 2010/137 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğuna ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 16.06.2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2016 tarihli ve 2015/137 Esas sayılı ihbar yazısı üzerine sanık hakkındaki dava dosyasının yeniden ele alındığı anlaşılmıştır.
5. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2017 tarihli ve 2017/2 Esas, 2017/25 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince sanık hakkında hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
6. Bahse konu hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.02.2018 tarihli ve 2017/3842 Esas, 2018/1123 sayılı Kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinde yapılan değişiklik uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve bozma öncesinde kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin kazanılmış hak oluşturduğu gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/112 Esas, 2018/142 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca neticeten 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; bozma öncesinde cezasının alt sınırdan verilmesinin kazanılmış hak oluşturduğu ve bu konuda değerlendirme yapılması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi; sanığın, katılanın bilgisi dahilinde hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğine ve hacizler kalktıktan sonra borcun tamamı ödendiğinden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 21.04.2006 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar soruşturma ve kovuşturma izni alınması ve keza hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süreleri nazara alındığında dahi, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/112 Esas, 2018/142 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.