YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8897
KARAR NO : 2006/9417
KARAR TARİHİ : 20.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi pul yokluğundan dolayı reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve dava konusu taşınmazı arsa niteliğinde değerlendirmiş olan rapora dayalı olarak hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma taşınmazın arsa olarak kabulü için yeterli değildir.
Şöyle ki, dosyada bulunan . Belediye Başkanlığının 14.2.2005 ve 09.08.2005 tarihli yazılarında kamulaştırılan taşınmazın imar planı dışında, belediye sınırları içerisinde olduğu, belediye hizmetleri olarak çöp toplama ve temizlikten yararlandığı bildirilmiştir.
Taşınmazın idari olarak içinde bulunduğu belediyeye komşu olan . Belediye Başkanlığının 03.08.2005 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planı içerisinde, tarımsal niteliği korunacak alan olarak işaretli olduğu bildirilmiş ise de, Yargıtay uygulamalarında arsa değerlendirmesine esas alınan imar planı taşınmazın idari yönden bağlı olduğu belediye tarafından düzenlenip onaylanan imar planı olmasından dolayı bu olgu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesini gerektirmez.Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.2.1983 günlü 1983/6122 sayılı kararı uyarınca imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi belediye yada mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye hizmetlerinden (belediyece, meskun olduğu için ya da meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanması ve meskun yerler arasında yer alması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde mümkündür. Taşınmazın çevresinin meskun olmasından kasıt, çevredeki yerleşim alanının, meskenler, işyerleri, okul, … ocağı, meydan, yol, sokak vb. yapılardan oluşmuş bulunmasıdır. Dava konusu taşınmazın 50-100 mt.mesafede komşu belediyeye dahil mahallenin varlığı ile kuzeyinde otobüs durağının bulunması taşınmazın çevresinin meskun olduğunun kabulü için de yeterli değildir. Bu bakımdan dava konusu taşınmazın arsa olarak kabulü doğru bulunmamıştır.Mahkemece dava konusu taşınmazı tarım arazisi niteliğinde kabul ederek 2942 sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının f bendi uyarınca net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerlendirme yapılan birinci bilirkişi kurulu raporu esas alınarak karar verilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.